Genel

Katagori : Genel

Frigya Etkinlikliğimiz

Geçen yıl sonunda Sn. Prof.Dr.Hüseyin Sarı’yı misafir etmiştik İstanbulda.

Sn. Prof.Dr. Hüseyin Sarı Frig Yolu’nu hayata geçiren ekibin üyelerindendir ve aynı zamanda Merkezi Antalya’da bulunan Kültür Rotaları Derneği’nin kurucu üyelerindendir.

Bizlere harika bir sunum yapmıştı Frig yolu ile ilgili. derhal programımıza aldık ve 17.05.2019-21.05.2019 tarihleri arasında gezimizi gerçekleştirdik.

17.05.2019  Cuma gecesi çıktık yola sabah saatlerinde Eskişehir – Kütahya – Afyonkarahisar’ın tam ortasında bulunan Yazılıkaya mevkiindeydik.  Eski bir değirmenden bozma Tutku Kafede kahvaltımızı yöreye has Hırçın Böreği ile yaptık. Yazılıkaya ve çevresi ile gezimize başladık.

Frigya Frigya;  günümüzde Ankara, Afyonkarahisar, Eskişehir illerinin tamamı; Kütahya ilinin büyük bir bölümü ile Konya, Isparta ve Burdur illerinin kuzeyinde kalan coğrafyanın antik dönemdeki adıdır. Bölge bu adı, M.Ö. 7. yy’da bu topraklarda parlak bir uygarlık kurmuş ve geride birçok anıt bırakan Frigler’den almıştır. Bu geniş topraklar içinde Friglerin en etkili oldukları bölge ise arkeoloji literatüründe Dağlık Frigya olarak adlandırılan Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya illerinin kesiştiği bölgedir.

   

FRİGYA Tarih Bölgeye adını veren Frigler, Hititlerin dağılmaya başladığı M.Ö. 1200 yıllarından itibaren Balkanlar’dan Trakya ve Boğazlar üzerinden Anadolu’ya giren Trak (Balkan) kökenli halklardır. Bu göçler sonucu bölgeye yerleşen Frigler M.Ö. 9. yy başlarından M.Ö. 7. yy başlarına kadar Eskişehir Ovası, Sakarya nehrinin kolları, Afyonkarahisar, Kütahya ile Ankara’nın doğu ve batı bölümlerini kapsayan geniş bir alana yayılan güçlü bir krallık kurmuşlardır. Friglerin ilk kralı, başkente de adını vermiş olan Gordios’dur. Oğlu Midas ise en meşhur Frig kralıdır, öyle ki Midas’ın adı dünyaca bilinen iki efsaneye konu olmuştur.

 

Friglerin kurduğu krallığın siyasi başkenti Polatlı yakınındaki Gordion’dur (Yassıhöyük Köyü). Frig Krallığınaın başkenti Gordion’un yanı sıra Pessinus (Ballıhisar, Sivrihisar), Midaeum (Karahöyük), Dorylaeum (Eskişehir) ve Midas (Yazılıkaya Köyü, Han) diğer önemli Frig kentleridir. Midas şehri diğer Frig yerleşim yerlerinden farklıdır. Yüksek kaya platosu üzerinde kurulu kentte en görkemli Frig eserlerini; Yazılıkaya Midas Anıtı, Bitmemiş Anıt, sunaklar, antik yollar vs. görmek mümkündür.

Yazılıkaya Midas Anıtı’nın yanı sıra Afyonkarahisar sınırları içinde bulunan Köhnüş Vadisi’nde bulunan Aslantaş, Yılantaş ve Maltaş; Döğer yakınlarındaki Aslankaya, Burmeç Anıtı, Büyük ve Küçük Kapıkaya önemli Frig anıtlarıdır. Bunların dışında Ayazini, Kümbet, Yazılıkaya ve İnli civarlarında birçok Frig eseri vardır. Friglerin ardından Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenliği altına giren bölgede bu dönemlere ait eserlerin bir kısmı günümüze kadar gelmiştir. Kümbet köyünde Solon’un Mezarı, köye adını veren Selçuklu eseri Himmet Baba Kümbeti bulunmaktadır. Bizans döneminde adı geçen Seyitgazi’de (Nakoleia) Seyyid Battal Gazi Külliyesi ve ayrıca Ayazini köyünde Frig eserlerinin yanısıra Bizans ve Roma dönemine ait eserler bulunmaktadır.

 

Frigler, M.Ö. 7. yy’da Kafkaslar üzerinden gelen Kimmerlerin saldırısı sonucu etkin güçlerini yitirmişlerdir ama varlıklarını küçük gruplar halinde sürdürmeye devam etmişlerdir. Frig Yolu (www.frigyolu.com) Frig Yolu, Friglerin hüküm sürdüğü Ankara, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya illeri arasında kalan bölgede, antik yürüyüş yolları esas alınarak oluşturulmuş ve uluslararası standartlarda işaretlenmiş uzun yürüyüş ve bisiklet yoludur. Yol, üç farklı noktadan; Gordion (Ankara), Seydiler (Afyonkarahisar) ve Yenice Çiftliği (Kütahya) başlayarak Frigya topraklarına girer ve Friglerin kalbi Yazılıkaya-Midas kentinde (Eskişehir) birleşir. 506 km uzunluğundaki yürüyüş yolu Frig, Roma, Bizans ve Selçuklu uygarlıklarının özgün eserlerinin görülebileceği mekanların yanı sıra Frig Vadilerinin sıradışı dokusunu ve dingin atmosferinin solunabileceği muhteşem güzergahları takip eder.

 

Rota Hakkında :

Frig Vadilerinde Friglerin izlerini günümüz gezginlerinin sürmesi için oluşturulmuş uluslararası standartlarda uzun yürüyüş ve bisiklet yoludur. Üç noktadan başlayıp Frigya topraklarına giren yol Friglerin dini merkezi niteliğindeki Yazılıkaya Midas kentinde birleşir. Yolun toplam uzunluğu 506 km’dir ve yolun takibini kolaylaştırmak için rotanın tamamı uluslararası standartlarda kırmızı-beyaz renklerle işaretlenmiştir. Ayrıca yürüyüşçüleri bilgilendirmek için rota başlangıç-bitiş noktalarına bilgilendirici panolar ve önemli kavşak noktalarına da yön tabelaları dikilmiştir.

Frigya’daki antik yerleşim yerlerini birbirine bağlayan antik yollar Frig Yolu’nun ana temasını oluşturmaktadır. Bu ana temanın yanı sıra Frig Yolu, Frigya’nın atmosferini doğaseverlere bir bütün olarak sunmak ve yürüyüşü keyifli kılmak için bölgenin doğal, tarihi, jeolojik, kültürel vb. gibi diğer öne çıkan bileşenlerini de içerecek şekilde tasarlanarak hayata geçirilmiştir.
Frig Vadileri yılın her mevsimi farklı güzellikler sunar; ancak yürüyüş için en konforlu zaman ilk ve sonbahardır. Bölgede yılboyu su sorunu yoktur.

Programımız :

1. Gün: 18.05.2019 Cumartesi

00.00 İstanbul’dan hareket ettik, Bozüyük->Eskişehir->Seyitgazi üzerinden Yazılıkaya’ya varışımız sabah saat 07:30 gibi oldu.

Sabah Kahvaltımızı Eski bir değirmenden bozma Turkun Kafede  Bölgeye özgü  Hıçın börek ile yaptık. börekler gerçek çok lezzetliydi ve oldukça bol porsiyondu. Kafe çalışanları fazla gelen börekleri yanımıza almamız için kağıt torbalar dağıttı. Öyle yemeği için güzel bir kumanya oldu.

Midas Anıtı ve Yazılıkaya platformunun gezdik. Yerel rehberimiz Tanjunun da dediği gibi gerçekten başka bir dünyadaydık. Günümüzden yaklaşık 3.000 yıl önce inşa edilen tapınak ve mezar odalarını  bizleri etkiledi.

Frig Yolu’nda yürüyüşe başladık  (Çukurca-Kümbet (Rota-2.18 (12.6 km)) Parkur inanılmaz güzeldi. Birçok kültür rotasından daha tematikti. Likya yolundan eksiği deniz manzarasıydı ama fazlası tarihin kokusu ve coğrafyasıydı.

Güzel bir çeşmede mola verip öğle yemeğini Tutkun kafeden yanımıza aldığımız Hırçın börekleri ile yaptık.

Yemekten sonra  Kümbet köyüne ulaştık köy kahvesindeki kısa bir moladan sonra   Kümbet’deki Frig eserlerinin gezdik.

akşam konaklayacağımız Çukurca Köyündeki  Midas Hana geçtik.

Bölgede çok fazla konaklama tercihi yok. Aslında bu kötü değil çünkü gölge henüz alternatif Turizm’in rantına teslim olmamış. Civarda, köylerde bir tek hediyelik eşya satan bir dükkan bulamazsınız. Tüm açık hava müzeleri ve diğer tarihi eserleri gezmek ücretsiz ve biletsiz.

Midas handan bahsetmek istiyorum biraz. Midas han eski bir konak başarılı bir şekilde restore edilerek mini hotele çevrilmiş. 10-15 kadar odası var. 2, 3 ve 4 kişilik. Ayrıca çadır konaklama için güzel bir bahçesi var.

Bahçeden Hana girdiğiniz anda farklılığı hissediyorsunuz. Tesis çok temiz ve tüm ayrıntılar düşünülmüş. Çadır alanındaki ortak tuvalet ve banyolar bile çok temiz ve şampuanına kadar düşünülmüş.

Daha sonra tesisin ortaklarının (Aynı zamanda çalışan) Hollanda ve Almanyalı olduklarını öğrenince bu farkın sebebi ortaya çıktı.

Güzel bir akşam yemeğinden sonra sohbet ve muhabbetle odalarımıza çekildik.

2. Gün 19.05.2019 Pazar

Sabah Midashan’da kahvaltı açık büfe kahvaltının ardından çukurcadan ayrıldık ve Afyonkarahisar sınırları içindeki Ayazini Köyüne geçtik.

Kısa bir ve güzel bir parkurda yaklaşık 2-3 Km yürüyerek  Avdalaz Kalesine ulaştık. Rota-1.9 (2 km))

Üçler kayası köyündeki Frig Evinde yer sofrasında bizler için hazırlanan köy yemekleri ile öğle yemeği yedik. Bizleri çok güzel ağırlayan ev sahiplerimize köylülere buradan tekrar teşekkür ederiz.

Yemekten sora Frig Yolu’nda yürüyüşe devam ettik  (Burmeç Anıtı-Aslankaya Anıtı (Rota-1.13 (8.6
km)))

Saat 18.00 gibi konaklayacağımız  Üçlerkayası Köyü Frig Evine ulaştık, akşam yemeğinde  yöreye özgü Kaz yemeği sunuldu bizlere. Sies bulguru Kaz eti, salata, turşu, organik Vişne suyundan oluşan menü yer sofrasında bir başka lezzetliydi.

Çok büyük olmayan Frig evinde ve bahçesinde çadırda konakladık.

3. Gün 20.05.2019 Pazartesi

Frig evinde harika bir köy kahvaltısı yaptık ve araçla Döler’e geçtik.

Döğer Kervansaray’ı  ziyaret ettik. Kervan saray başarılı bir şekilde restore edilmiş ve eski eşyalar kilimlerle dekore edilmişti. Kervan sarayı gezmek ücretsizdi. ne bir köşesi kafeye çevrilmiş nede sağında solunda hediyelik eşya satılıyordu.

Saat 11:00 gibi Frig Yolu’nda yürüyüşe devam ettik  (Burmeç Anıtı-Demirli Köyü (Rota-1.12 (7.1 km)))

Öğle yemeğini Emre gölü kenarındaki tesiste aperitiflerle çözüp Frig Yolu’nda yürüyüşe devam ettik (Demirli-Köhnüş Vadisi (Rota-1.11 (5.4 km)))

Yürüyüşten sonra akşama doğru araçla Gazlıgöl’e geçip Termal otelde dinlenmeye çekildik.

4. Gün 21.05.2019 Salı

Termal otelde kahvaltı dan sonra Sarıcaova Köyü’ne araçla geçip  Frig Yolu’nda yürüyüşe devam ettik. (Sarıcaova-Aslankaya Anıtı (Rota-1.14A (5.6 km)) ve Rota-1.16 (5.4 km)))

Yürüyüşten sonra 14.00 İstanbul’a dönüşe geçtik ve saat 22:00 civarı istanbula giriş yaptık.

Bu etkinliğe katkı sağlayan ,

Afyonkarahisar Turizm il md’lüğüne,
Prof.Dr.Hüseyin Sarı’ya
Frig evine,
Frikya Organik’e
Tanju Tetik’e
Midas Han’a
Ugo Turizm’e ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ederiz.

Çok beğeni alan bu etkinliğimizin tekrarını hemen planladık.

Katılım ve detay için : https://www.istanbuldoga.org/detay.asp?id=444

Tags, , , , , , , , ,

En kullanışlı 10 çadır

Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/seyahat

Geçen hafta Hürriyet Ekonomi sayfalarında, ‘Bu yaz kamptayız’ başlıklı bir haber vardı. Haberde, artan yabancı turist sayısı ve yükselen döviz kurları nedeniyle otel fiyatlarının arttığından, yerli turistin çareyi çadır kurmakta bulduğundan bahsediliyordu. Çadır ve kamp malzemeleri satışının geçen yıla göre iki kat arttığını duyunca, kamp çadırının en iyilerini seçmeye karar verdik. Alanında uzman jürimiz, mevsimlik çadırlarda kendi tercihlerini sıraladı.

 

Süleyman Şahin / İst. Doğa Spor. Kulübü Bşk.
Gece kurulumu çok rahat
Vango Alpha River 300
Kumaşı yanmaya dayanıklı ve su geçirmiyor. Birçok testte rüzgâr dayanıklılığı onaylanmış bir ürün. Kolay kurulumu, aydınlık bagaj alanı, hafifliği ve çok sayıda iç cebi sayesinde konforu artırıyor. Karanlıkta parlayan pimleme noktaları sayesinde gece kurulumu da çok rahat. Süleyman Şahin “Çadır ayrıca tek tente olarak kullanılabilen ergonomik bir tasarıma sahip” diyor. Fiyatı 800 TL

En kullanışlı 10 çadır

Osman Yaşar / İst. Doğa Kamp Karavan Kulübü
Dört mevsime uygun
Husky Bret
Geleneksel kubbe şeklindeki çatısıyla dört mevsim kullanıma uygun. İki alüminyum çubuk ve 12 noktadan yere sabitleme özelliğiyle sert rüzgârlara karşı dayanıklı. Ayrıca iki girişe ve bir bagaja sahip. Nefes alabilen kumaşı ve istendiğinde kapatılabilen iki adet havalandırmasıyla rahat bir kullanım sağlıyor. Fiyatı: 770 TL (www.huskyturkiye.com)

En kullanışlı 10 çadır

Memet Güngör / İst. Doğa Dağcılık Spor Kulübü antrenörü
Sıcak havaların en iyisi
Vaude Taurus Campo 3P
İç ve dış tentesi birbirinden bağımsız olduğundan çok yönlü bir kullanım sunuyor. Yapısında kullanılan çubuklar çadırın dayanıklılığını etkilemiyor. Kapı üzerinde bulunan fonksiyonel fermuarlar farklı şekilde açılarak havalandırmada ya da giriş çıkışlar için kullanılıyor. Memet Güngör sıcak havalarda rahat bir kamp geçirmek isteyenlere öneriyor. 1600-1900 TL arasında değişiyor.

En kullanışlı 10 çadır

Mehmet Çiçek / İst. Doğa Spor. Kulübü Bşk. Yrd.
Güneşle biten uykuya son
Arpenaz 3 Fresh & Black
Kurulum kolaylığının yanı sıra çadırın en güzel özelliği ışık geçirmemesi. Diğer çadırlarda gün- doğumu ile uyanırken bu çadırda havanın aydınlandığını anlamıyorsunuz. Yaz günlerinde ise güneşi yansıtan dış tentesi sayesinde sağladığı serinlik üst düzey bir konfor sunuyor. Mehmet Çiçek “Hem özellikleri hem de fiyat performans açısından en uygun çadır” diyor. Fiyatı: 450 TL

En kullanışlı 10 çadır

Erol Geygel / Kamptrek Doğa Sporları rehberi
Cibinlik ve ‘yüksek’ rahatlık
Husky Bonelli
130 cm tavan yüksekliğiyle rahat bir şekilde çadır içinde hareket etme imkânı sağlıyor. Nefes alabilen iç katman sayesinde içeride buğu oluşmuyor ve damlama yapmıyor. “Çift katmanı sayesinde sıcak havalarda daha iyi hava sirkülasyonu için cibinlik büyük avantaj sağlıyor” diyor Erol Geygel. Fiyatı: 900 TL. (www.huskyturkiye.com)

En kullanışlı 10 çadır

Hatice Uyar / Trekist Doğa Sporları rehberi
Her koşulda güven
The North Face Triarch 2 (T93byegne)
En hafiflerden biri olduğundan taşınabilirliği kolay… Su geçirmeyen ve nefes alabilen kumaşı ve dayanıklılığı ile kampçılara güven veren bir ürün. İç tentesinin üzerinde bulunan ceplere ufak eşyalarınızı saklayabiliyorsunuz. Hatice Uyar “Hem hafif hem dayanıklı olmasıyla her türlü iklim koşulunda güvenle kamp yapmak için harika bir ürün” diyor. Fiyatı: 3700 TL.

En kullanışlı 10 çadır

Yıldırım Güngör / Seyahat yazarı
Bu mevsimde en iyisi
Marmot Vapor
Çadırın tasarımı rüzgâr enerjisini karşılayarak dağıtıyor. Böylece çadır rüzgârdan zarar görmüyor. Çift bagaj özelliğinin olması büyük avantaj! Çadır içinde aydınlatmanın iyi olmasını sağlayan tavan filesi bulunuyor. Fermuarlarının çok kolay açılıp kapanması ve takılmaması ise önemli bir özellik! Yıldırım Güngör “Yağmurlardan korkmadan mevsimin tadını çıkarmak için en ideal çadır” diyor. Fiyatı: 2000-2400 TL arasında değişiyor.

En kullanışlı 10 çadır

Abdullah Özdemir / Doğa gezgini
Bir çadır, iki oda
Husky Bromer
İki ayrı yatma bölümünün olması ve su geçirmeme özelliği bulunuyor. Uzun kamp süreçlerine uygun bir dizaynı var ve rüzgârlı havalara karşı dayanıklı. “Çift katman çadır olması nedeniyle güneş ışınlarına karşı koruyucu… Bu özelliği sıcak havalarda kullanımı da kolaylaştırıyor” diyor Abdullah Özdemir. Fiyatı: 1650 TL. (www.huskyturkiye.com)

En kullanışlı 10 çadır

Nadiye Çağlar / Hürriyet Seyahat gezgini
Yaz kampı sevenlere
Jack Wolfskin Skyrocket III Dome
İki katlı çadır yaz mevsime uygun olarak tasarlanmış. 115 santimetrelik tavan yüksekliği, içerisinde rahatça oturmaya ve hareket etmeye imkân sağlıyor. 170 santimetrelik iç çadır genişliği ile de üç uyku tulumu yan yana sığıyor. Nadiye Çağlar, “Ailecek doğada olmayı seven çocuklu aileler için en iyi tercihlerden biri” diyor. Fiyatı: 2000 TL (www.jack-wolfskin.com)

En kullanışlı 10 çadır

Bahar Gündoğdu / Hürriyet Seyahat gezgini
Yüksek konfor isteyenlere
Husky Felen
Geniş bir iç hacmi ve 130 cm tavan yüksekliğine sahip. Nefes alabilir iç kısmı ile ondan bağımsız naylon cibinlik bulunuyor. Haşere ve dış ortamdan yalıtımı sağlamak ve hava sirkülasyonunu hızlandırmak için kapı girişinde file kullanılmış. Bahar Gündoğdu “Husky Felen ile yaptığınız gezilerde konforlu bir kamp hayatınız olacak” diyor. Fiyatı: 1500 TL. (www.huskyturkiye.com)

En kullanışlı 10 çadır

Not: Çadırların fiyatları satış noktalarına göre farklılaşabiliyor. Biz kendi sitelerindeki ya da farklı mecralardaki ortalama fiyatları baz aldık. En uygun fiyat için almadan önce iyi araştırılmasında fayda var

Kaynak :

http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/en-kullanisli-10-cadir-41194666

Tags, , , , ,

15 Mayıs Dünya İklim Günü

İklim Değişiminin İlk Etkileri

Dünya İklim Gününde Dünya’ya dair pek iyimser bir tablo çizemiyoruz, zira son yıllarda giderek gündem olmaya başlasa da iklim değişikiliği hızını durdurmuş değiliz.

Zira son 150 yılda, ortalama sıcaklık dünya genelinde 0,8 derece, Avrupa’da ise yaklaşık 1 derece arttı. Küresel ısınmada, özellikle son yıllarda görülen hızlı artış küresel tehdit boyutuna ulaşmış durumda. Bu sorunun önümüzdeki yıllarda da kendini önemli ölçüde hissettireceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Sıcakılık artışının ilk sonuçlarından biri buzullarda erime, son 30 yıldır, her 10 yılda ortalama %2,7’lik bir azalma tespit ediliyor, yani 30 yılda özellikle deniz buzullarında %8’lik bir azalma mevcut. bu alan azalmasının yanı sıra bir de dikey azalma mevcut, yani buzullar ortalama 2-3 metre seviye kaybetmiş durumda.

Küresel deniz seviyesinin de son 100 yılda 10-15 cm yükseldiği tespit edilmiştir (Gel-git hareketleri nedeniyle kesin tespit yapılamamaktadır.) ancak önümüzdeki 100 yılda deniz seviyesinin 50 cm kadar daha yükseleceği hesaplanmaktadır.

Dünya yağış iklimi de önemli derecede değişmiş durumda, Avrupa gibi Kuzey Yarıkürede bulunan bölgelerde yapış artarken, Güney yarıküre’de ve özellikle Afrika’da yapışlarda önemli derecede azalma ile birlikte kuraklık kendini hissettirmekte.

İklimdeki bu değişikliğinin en çok kutupları, okyanus kıtalarını ve yoksul ülkeleride etkileyerek açlık, susuzluk, deniz seviyesinde yükselme, sel ve göç gibi problemleride ardından getirmesi yani küresel ekosistemi etkilemesi ise doğal bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Tarım arazileri ve ürünleri de iklim ani farklılıklarından direkt olarak etkilenmektedir.

.

Ülkelerin Durumları ve Türkiye

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferanslarında yayımlanan bildirgelere göre, iklim değişikliğinin başlıca nedeninden biri sayılan havadaki karbondioksit oranının en yüksek düzeyde seyrettiği ülke yıllık 9,04 milyar ton ile Çin oldu. Çin’i 4,99 milyar ton ile ABD, 2,06 milyar ton ile Hindistan, 1,5 milyar ton ile Rusya izledi. Japonya, 1,14 milyar ton ile beşinci sırada yer aldı. Türkiye, karbondioksit salınımında 317 milyon ton ile 18. sırada bulunuyor.

Küresel anlamda karbondioksit salınımında en büyük pay yüzde 28 ile Çin’e ait. ABD, yüzde 15 ile ikinci sırada yer alıyor, Hindistan yüzde 6, Rusya yüzde 5, Japonya ise yüzde 4 oranında dünya genelinde karbondioksit salınımı payına sahip bulunuyor.

 

Paris İklim Anlaşması

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinine karşı 2015 yılında Paris’te toplanan BM İklim Değişikliği Konferansı, küresel sıcaklık artışının 2 derece ile sınırlı tutulması, hatta 1,5 derecenin altına çekilmesi hedeflerini içeren Paris İklim Anlaşması’nın imzalanmasıyla sona ermiş ve 4 Kasım 2016 tarihi itibarıyla yeterli sayıda üye ülkenin imzalamasının ardından girmişti. Çin’den sonra dünyadaki karbon emisyonlarının salımında ikinci sırada olan ABD’nin, Başkan Donald Trump’un kararıyla Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesi, anlaşmadaki hedeflere ulaşma konusunda umutsuzluğa yol açsa da başta AB olmak üzere birçok ülke, anlaşmaya bağlı kaldıklarını açıkladı.

Birleşmiş Milletler 24. İklim Konferansı ise Katovice’de 3 Aralık 2018 günü başladı ve 12 gün sürdü burada da 196 ülkenin temsilcisi bulunuyordu. Katovice Kuralları veya Katovice Uzlaşması olarak adlandırılan toplantı kurallarına göre ülkeler karbon salımını azaltma vaatlerini yerine getirecekler, ülkeler ayrıca 2015’de imzalanan Paris İklim Anlaşması’nın ana unsurlarının hayata geçirilmesi konusunda anlaştılar.

Paris Anlaşması’na taraf olan Türkiye ise 2030 yılı itibarıyla 1 milyar 175 milyon ton olarak öngörülen toplam sera gazı emisyonlarını, yüzde 21’lik azalışla 929 milyon tona indireceğini taahhüt altına almış durumda, bu rakam, OECD ülkelerinin 2012 yılı ortalaması olan kişi başı 12,5 ton emisyon salımı değerinin dahi altında kalıyor.

.

İklim Değişikliği Protestoları

Son günlerde özellikle Avrupa ülkelerinde iklim değişikliğine karşı protestolar ve gösteriler düzenlendiği dikkat çekiyor. Extinction Rebellion’ın (XR – Yokoluş İsyanı) 10 gün süren sivil itaatsizlik eylemleri ile İskoçya ve Galler’in ardından, İngiltere Parlamentosu’nda da “İklim için acil durum” kabul edildi.

İngiltere İşçi Partisi önderliğinde Avam Kamarası’nda alınan karar ile  ‘iklim ve çevre konusunda acil durum’ ilan eden ilk ülke oldu.

Hollanda’da da çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle organize edilen “İklim İçin Yürü” temalı protestolar kapsamında özellikle Amsterdam’da eylemler düzenleniyor.

Belçika’nın başkenti Brüksel’de de binlerce çevreci, küresel ısınma ve iklim değişiğine dikkati çekmek amacıyla gösteriler yapıyor.

www.azcok.net

Tags, , , , ,

Rüya Kamp – Torkul Göleti

Havaların ısınmasıyla kamp etinlikleri sıklaşmaya başladı. Sevgili etkinlik sorumlusu arkadaşımız Mehmet Koç’un Torkul Göleti etkinliğini görünce sevindim. Uzun yıllar olmuştu bu cennet köşesini görmeyeli.

Sabah 6 da çıktı aracımız yola incirliden. yaklaşım 3.5 saat sürdü yolculuğumuz. Evet az değil ama ne var ki İstanbuldan 3 saat uzaklaşmazsanız doğanın özüne ulaşamıyorsunuz.

Kamp alanına  ulaştığımızda sabah sisi oturmuştu göletin üzerine. Karşılar kıyılar görünmüyordu. Keşif ekibi işe koyuldu ve 25 kişilik ekibimiz için en uygun kamp noktasını kısa sürede belirledi.

İstanbul Doğa Kamp Karavan federasyonuna bağlı bir kulüp. Federasyonun da belirlediği kurallara göre etkinlik sorumluları kampı organize ediyor. Bu kurallar gereği  kamp alanının yerleri belirlendi, tuvalet bölgeleri bay-bayan belirlendi, kamp ateşinin yeri tesbit edildi. Ateş yeri çok önemli istanbul doğa ekibi bu konuda çok hassas.

Tüm çadırların yerleri ekipte kontrol ediliyor çadırların olası doğal durumlardan en az etkilenecek yerlere kurulması ağlanıyor.

Hayvan riski olan bölgelerde çanlı güvenlik şeridi kullanılıyor.

Tüm bu kontroller ve prosedürlere birlikte çadırlarımızı kurduk. Rehberler eşiliğinde kampın yaşlı ve genç delikanlıları oduna çıktı. Hiçbir ağaç kesmeden düşen odunlardan kamp ateşi için odun toplandı.

Tüm gün göl kenarında oturup muhteşem manzarayı kuşların serenatı ile izledik. akşam kamp ateşi etrafındaki dost sohbetleri ve şarkılar emin olun çok farklı hissettiriyor insana.

Açık söylemek gerekirse gece soğuktu. Ama sağlam ekipmanla gidenler soğuk havadan çok etkilenmedi. Ertesi gün güneş kendini bulutların arasından kısa kısa gösterdi.

Sanırım artık bu harika cennet köşesinin resimleri ile sizleri baş başa bırakmamın zamanı geldi.

Duyar gibiyim soruları. Bu mini cennet tatilinin maliyeti Resmi dernek üyeleri için 90 TL. idi.

Torkul Göleti Kampı

Çadır desteğinden dolayı Kamperest Outdoor mağazasına teşekkür ederiz.

Tags, , , , , , , , ,

V Weekend Sports

Bir çok spor federasyonunun katıldığı ve etkinlik düzenlediği V Weekend Sports, Formula 1TM yarış pistlerinden Intercity İstanbul Park’ta kapılarını Türkiye’nin en büyük sağlıklı yaşam ve spor festivali V Weekend Sports için açtı.

İstanbul Doğa olarak bu festivalde Oryantiring Federasyonunu temsil ettik ve  festival alanında oryantiring yarışları düzenledik.

Dereceye girenlere Sponsorumuz Kar Spor‘dan hediyeler verildi.

Kar Spor Hediyeleri

İstanbul Doğa SK geleceğe sağlam adımlarla giderken  bu sezonki etkinlik ve organizasyon becerisini gelecek sezonda geliştirerek devam etme hedefiyle ilerlemektedir.

Bu bağlamda İstanbul Doğa SK ‘ ün kendi üretimi olan Elektronik sistemi geliştirmeye hızla devam etmektedir. Spor festivalinde de kendi cihazlarımızı kullandık ve başarılı sonuşlar aldık.

Oryantiring sporunun Türkiye de tanıtılması ve geliştirilmesi adına her zaman sorumluluk bilinciyle hareket ederek hem federasyonumuzun hem de klübümüzün gücünü arttırmaya gayret göstereceğiz.

Oryantiring takımımızın çalışma ve etkinliklerini www.istanbuldoga.org dan takip edebilirsiniz.

V WEEKEND FESTİVAL ETKİNLİKLERİ HAKKINDA

Intercity İstanbul Park’ın ilk kez 2018 yılında başlattığı festival buluşmaları yeni adı V Weekend ile devam ediyor.

     V Weekend Sports Nedir?

Dünyanın en iyi Formula 1TM pistlerinden biri olan Intercity İstanbul Park’ta, 2.300.000 m2 alana yayılmış Türkiye’nin en büyük sağlıklı yaşam ve spor buluşması. V Weekend Sports, ülkemizde gerçekleştirilen en büyük ve kapsamlı sağlıklı yaşam, spor ve kültür festivali olarak yerini alıyor.

Tüm spor dallarının buluşmasına, müsabakalarına, gösterilerine ve şovlarına sahne olan V Weekend Sports’ta farklı spor dallarından uluslararası ve ulusal katılıma açık, resmi yarışlar da yer aldı..

Katılımcılar gün boyu spor deneyim alanlarında vakit geçirdiler, sağlıklı yaşam seminerlerine ve spor workshop’larına katıldılar.

 

    MOTOR ON SUPERBIKE YARIŞLARI

2013 yılından bu yana Intercity İstanbul Park’ta motosiklet eğitimlerini, California Superbike School yarış eğitimlerini ve motosiklet pist günlerini gerçekleştiren MotorOn ekibi tarafından düzenlenen ve 5 ayaktan oluşan motosiklet şampiyonasının ilk ayak yarışı.

     INTERCITY CUP ARAÇLARI İLE DENEYİM

V Weekend Sports festivaline katılım gösteren birbirinden farklı markalar spor etkinliklerinde, oyunlarda ve yarışmalarda dünyanın en iyi Formula 1TM pistlerinden biri olan Intercity İstanbul Park’ta şanslı katılımcılar Intercity Cup yarış araçları ile eşsiz deneyimler yaşadılar.

 

    V CITY FITNESS CHAMPIONSHIP

Türkiye’nin en büyük CrossFit şampiyonası 3-4-5 Mayıs tarihlerinde V Weekend Sports’ta gerçekleşecek. 24 ülkeden 150 sporcunun katılımıyla rekabetin had safhada yaşanacağı V City Fitness Şampiyonası’nda ülkemizin en büyük CrossFit parkuru kurulacak. Kategorileri ile farklı seviyelerden sporcuların yarışacağı şampiyona şimdiden klasik bir V Weekend Sports müsabakası halini aldı.

30 ELITE MEN  10 ELITE WOMEN  30 SCALED MEN

10 MASTER WOMEN 20 BEGINNER MEN  20 SCALED WOMEN

10 MASTER MEN +35   20 BEGINNER WOMEN

 

 

   GRAN FONDO

     İSTANBUL PARK BİSİKLET YARIŞI

Gran Fondo Marmara bisiklet yarışlarının organizatörü tarafından düzenlenecek olan Gran Fondo İstanbul Park Bisiklet Yarışları dünyanın en iyi Formula 1TM pistlerinden biri olan Intercity İstanbul Park’ta V Weekend Sports festivali boyunca 1.000 sporcunun katılımı ile nefes kesen mücadelelere sahne oldu.

İki gün boyunca iki ayrı yarışın yapılacağı müsabakada ilk gün gerçekleştirilecek yarış, Formula 1TM pistinin 4 km’lik kısa pist düzeninde 10 turdan oluşacak. İkinci gün yapılacak yarış ise Formula 1TM pistinin 5.3 km’lik uzun pist düzeninde 18 tur olarak gerçekleştirildi

 

     FAMILY RUN

Efsanevi Formula 1TM pistlerinden biri olan Intercity İstanbul Park’ın zorlu parkurunda bu kez aileler yarışıyor. İster aile olarak ister arkadaş grubu olarak katılım gösterilebilen koşu yarışı, V Weekend Sports’unen ilgi çekici yarışlarından biri oldu.

 

     TECH DRONE LEAGUE

2016 yılında ülkemizde drone teknolojisini ve sporunu geliştirilmek, tanıtmak, kullanıcı adedini arttırmak amacıyla kurulan Tech Drone League, 3-4-5 Mayıs tarihlerinde 2019 sezonunun 1. etap yarışı ile V Weekend Sports’ta yer aldı.

 

 

Tags, , , , , , , , ,

Gönüllülerimiz

İstanbul Doğa Sporları Kulübü Bir Doğa Gönüllüleri Derneğidir.

Gönüllü olarak derneğimizde görev yapan tüm dostlarımıza katkıları için teşekkür ederiz.

İşte gönüllü çalışanlarımız :

NOADI SOYADIGÖREVİ
1Süleyman ŞahinBaşkan - Genel Koordinatör - Etkinlik Sorumlusu
2Mehmet ÇiçekBaşkan Yrd.- Genel Koordinatör - Etkinlik Sorumlusu
3Osman YaşarYönetim Kurulu Üyesi - Kamp Karavan Kulübü Sorumlusu - İdari işler - Etkinlik Sorumlusu
4Orhan YıldızYönetim Kurulu Üyesi - Sayman - Kültürel Etkinlikler Sorumlusu
5Özgür AvcıYönetim Kurulu Üyesi - Oryantiring Kulüp Sorumlusu
6Ergün GökYönetim Kurulu Üyesi - Etkinlikler Komitesi - Etkinlik Sorumlusu
7Serdar KarataşYönetim Kurulu Üyesi - İdari İşler Sorumlusu
8Toprak ErolDağcılık Kulübü Sorumlusu - Etkinlik Sorumlusu
9Ercan AlbayrakDağcılık Kulübü Sportif Direktörü - Etkinlik Sorumlusu
10Mehmet GüngörDağcılık Spor Kulübü Antrenörü
11Ali UzunOryantiring Spor Kulübü Antrenörü
12Şükrü GünDağcılık Takım Kaptanı - Etkinlik Sorumlusu
13Sıddık TurgutOryantiring Takım Kaptanı - Etkinlik Sorumlusu
14Özge ÇakırEtkinlik Sorumlusu
15Mehmet ÇobanEtkinlik Sorumlusu
16Kübra PehlivanEtkinlik Sorumlusu
16Anıl KöroğluEtkinlik Sorumlusu
18Mürsel BilirEtkinlik Sorumlusu
19Barış ÖnlekEtkinlik Sorumlusu - Kamp Karavan Kulübü
20Adnan KaraçeteEtkinlik Sorumlusu
21H.Pınar ÇetinEtkinlik Sorumlusu
22Kaan EzikOryantiring Takımı
23Atilla SürmeliOryantiring Takımı - Etkinlik Sorumlusu
24Özgün ÜstünayOryantiring Takımı
25Mehmet KoçOryantiring Takımı - Kamp Karavan Kulübü - Etkinlik Sorumlusu
26Merve KurtKültürel Etkinlikler Sorumlusu
27Sümer PasinEtkinlik Sorumlusu - Kamp Karavan Kulübü
28Ruşen BozdağEtkinlik Sorumlusu
29Taner ErdemEtkinlik Sorumlusu
30Vahid SalmaniEtkinlik Sorumlusu
31Cem ErolEtkinlik Sorumlusu
32Sevilay SepetciDernek Asistanı
33Aslı İnceDernek Asistanı

İlk Cemre Düştü

Cemre tarihleri: Havaya, suya, toprağa cemreler ne zaman düşecek? Cemre ne demek?

Baharın geldiğine dair en önemli işaretler olan cemlelerin tarihleri geldi. İlk olarak cemre havaya düşecek, ardından suya ve toprağa düşecek. Peki cemre ne anlama geliyor, cemrelerin düşmesi hangi konuları simgeliyor. İşte merak edilenler…

Kültürümüzün önemli parçalarından olan ve baharı müjdelemesiyle akıllara kazınan cemrelerin anlamı ne? Baharın başlamasına çok kısa bir süre kala, cemrelerin düşeceği tarihler merak ediliyor.

BUGÜN İLK CEMRE HAVAYA DÜŞÜYOR

Cemrelerden ilki 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düşüyor. Havaya düşen cemrenin kışı yere indireceğine inanlıyor. İkinci cemre suya, üçüncü cemre ise toprağa düşüyor.

TÜM CEMRELER NE ZAMAN DÜŞMÜŞ OLACAK?

Baharın müjdecisi olan cemrelerin düşüş tarihi şu şekilde;

Birinci Cemre Havaya (19-20 Şubat),
İkinci Cemre Suya (26-27 Şubat)
Üçüncü cemre (5-6 Mart) toprağa düşer.

cemre

COĞRAFİ VERİLERE TERS OLSA DA…

Cemrenin düşüş sırasına göre önce havanın ısındığına sonra su ve yerin ısındığına inanılır. Bu bilgiler coğrafi bilgilere bir noktada çatışmaktadır. Güneş ışınları önce toprağı ısıtmaktadır. Yerden yansıyan ışınlar havayı ısıtır. Meteoroloji olarak ele alacak olursak ısınma sırası toprak, hava ve su şeklinde gerçekleşmektedir. Cemre düşmesi tecrübelere dayanan bir inanış olsa da bazen cemrenin düştüğü günlerde havalar soğuyabilmektedir.

CEMRE NE DEMEK?

Arapça kökenli bir kelime olan “cemre”‘nin sözlük anlamı kor yani ateştir. Halk arasında ise sıcaklığın artması olarak bilinir. Cemrenin ilkbahar başlamadan hemen önce 7 gün arayla havaya, suya ve toprağa sırasıyla düştüğüne inanılır. Bu düşen cemreler sayesinde hava, su ve toprak ısınır.

Halk arasında cemre düşmesiyle birlikte Hıdırellez ve nevruz kutlamaları başlamaktadır. Cemre düşmesi Türk kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Kültür ve edebiyat alanında kendine yer bulmuştur. Osmanlı zamanında Divan şairleri cemre zamanlarında önemli kişilere övgü şiirleri yazarlardı. Bu şiirlere ‘cemreviye’ denilmektedir.

Anadolu’da yaygın olarak kullanılan geleneksel halk takviminde yıl, ”kasım günleri” ve ”Hızır günleri” olarak kış ve yaz diye ikiye bölünüyor. Kasım günleri, miladi takvime göre 8 Kasım’da başlıyor ve 179 gün sonra 5 Mayıs’ta sona eriyor. Kasım günleri, 4 yılda bir şubat ayı 29 çektiği zaman 180 gün oluyor. Hızır günleri ise 6 Mayıs’ta başlıyor ve 7 Kasım’a kadar 186 gün sürüyor. Cemrelerin düşmesi, Kasım günlerinden Hızır günlerine, başka bir ifadeyle kıştan bahara geçişin sembolleri olarak gösteriliyor.

Kaynak : Sözcü

Tags, , , ,

Adventure’19 Macera turizmi ve sporları fuarında yer aldık

ADVENTURE TURKEY, macera turizmine ve sporlarına hizmet eden tesisleri, işletmeleri, ürün ve hizmet satanları, kulüpleri, seyahat acentelerini, turizm profesyonellerini ve tüm ilgilileri bu fuarda bir araya geldi.

İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen fuarda 11 Salon D10 numaralı 40’m2. ilk Standımızda  faaliyette bulunduğumuz  Spor branşlarımızı ve Derneğimizi tanıttık.

Standımızı ziyaret eden misafirlerimize, Standda görev alan gönüllülerimize, Desteklerinden dolayı Tureks Fuarcılığa ve Netpak Ambalaj‘a teşekkür ederiz.

 

Advanture19

 

Fuar Katılımcı Listesi

FİRMA ADI STAND KODU İL / ÜLKE
300 BAR DIVE CENTER D 115 ANTALYA / TÜRKİYE
AKUT –  ARAMA KURTARMA DERNEĞİ D 410 İSTANBUL / TÜRKİYE
ALTAV / ALANYA TURİZM TANITMA VAKFI D 701 ANTALYA / TÜRKİYE
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ D 154 ESKİŞEHİR / TÜRKİYE
ANEMON TURİZM D 422 İSTANBUL / TÜRKİYE
ANTALYA SUALTI DERNEĞİ D 115 ANTALYA / TÜRKİYE
ASTROPET EVCİL HAYVAN ÜRÜNLERİ D 105 İSTANBUL / TÜRKİYE
ATLITUR SAĞLIK SPOR VE DOĞAL YAŞAM DERNEĞİ D 521 İSTANBUL / TÜRKİYE
AYDOFF – ANADOLU YAKASI DOĞA SPORLARI VE OFFROAD KULÜBÜ D 320 İSTANBUL / TÜRKİYE
AYIŞIĞI DIVING & LEOPAR TURİZM D 520 İSTANBUL / TÜRKİYE
BİSİKLETLİLER DERNEĞİ D 120 İSTANBUL / TÜRKİYE
COSY WOLF D 611 İSTANBUL / TÜRKİYE
DALAMAN BELEDİYESİ RAFTİNG KULÜBÜ D 710 MUĞLA / TÜRKİYE
DALAMAN SARSALA GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ D 710 MUĞLA / TÜRKİYE
DEEPIST DIVING & TRAVEL D 621 İSTANBUL / TÜRKİYE
DEREBEYİ RAFTİNG SPOR KULÜBÜ D 710 RİZE / TÜRKİYE
DRAGOMAN SEYAHAT ACENTASI D 910 ANTALYA / TÜRKİYE
DÜZCE BELEDİYESİ D 800 DÜZCE / TÜRKİYE
DÜZCE VALİLİĞİ İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ D 800 DÜZCE / TÜRKİYE
EFE AV TİCARET D 601 İSTANBUL / TÜRKİYE
ERZİNCAN ALP ATLI SPOR KULUBU D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN BİSİKLETLER DERNEĞİ D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN DAĞCILIK SPOR KULUBU D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN MOTORSİKLET SPOR DERNEĞİ KULUBÜ D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN MUNZUR FIRAT DOĞA SPORLARI KULUBÜ D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN OFFROAD 4X4 VE DOĞA SPORLARI DERNEĞİ KULUBÜ D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN OFROAD 4X4 VE DOĞA SPORLARI DERNEĞİ KULUBU D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN TÜRK HAVA KURUMU EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
ERZİNCAN VALİLİĞİ İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ D 820 ERZİNCAN / TÜRKİYE
EXIT TURİZM / DERİN TURİZM SUALTI D 620 İSTANBUL / TÜRKİYE
FENOMEN AIR SPORTS D 421 SAKARYA / TÜRKİYE
GEZGİN DERVİŞ D 152 İSTANBUL / TÜRKİYE
GÖZTEPE AKEDEMİ SPOR KULÜBÜ D 710 İSTANBUL / TÜRKİYE
GÖZTEPE AKEDEMİ SPOR KULÜBÜ D 710 İSTANBUL / TÜRKİYE
HIKE’N SAIL TRAVEL D 710 İSTANBUL / TÜRKİYE
ISLAK MAVİ DALIŞ MERKEZİ / ARER SUALTI TURİZM DENİZCİLİK D 150 İSTANBUL / TÜRKİYE
İBB GENÇLİK VE SPOR MÜDÜRLÜĞÜ D 510 İSTANBUL / TÜRKİYE
İBB TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ D 300 İSTANBUL / TÜRKİYE
İCT-İSTANBUL KANYON VE DOĞA SPORLARI D 111 İSTANBUL / TÜRKİYE
İLİZYONİST D 110 İSTANBUL / TÜRKİYE
İOG – İSTANBUL ORIENTEERING SPOR KULÜBÜ D 161 İSTANBUL / TÜRKİYE
İSOFF – İSTANBUL OFF ROAD KULÜBÜ D 700 İSTANBUL / TÜRKİYE
İSTANBUL AKVARYUM D 810 İSTANBUL / TÜRKİYE
İSTANBUL DOĞA SPORLARI KULÜBÜ DERNEĞİ D 310 İSTANBUL / TÜRKİYE
J-DALIŞ D 720 MARMARİS / TÜRKİYE
KAR SPOR D 311 İSTANBUL / TÜRKİYE
KAYSERİ YAHYALI BELEDİYE SPOR KULÜBÜ D 710 KAYSERİ / TÜRKİYE
KLOSDAĞ / KULVAR LOKAL SANTRAL DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI İHTİSAS KULÜBÜ DERNEĞİ D 145 İSTANBUL / TÜRKİYE
KUZEY KARTALI D 140 İSTANBUL / TÜRKİYE
KÜÇÜKYALI YELKEN SPOR RAFTİNG KULÜBÜ D 710 İSTANBUL / TÜRKİYE
LİMİT DOĞA SPORLARI KULÜBÜ D 710  İSTANBUL / TÜRKİYE
MOTOSİKLET OCAĞI D 160 İSTANBUL / TÜRKİYE
MOTTO AKADEMİ / GİZ SÜRÜCÜ KURSU D 121 İSTANBUL / TÜRKİYE
NASUH MAHRUKİ DOĞADA LİDERLİK OKULU D 905 İSTANBUL / TÜRKİYE
NEFES AKADEMİSİ D 130 İSTANBUL / TÜRKİYE
NEFES FARKINDALIĞI D 130 İSTANBUL / TÜRKİYE
NEOP DİVE MARITIME INDUSTRY D 610 İSTANBUL / TÜRKİYE
NORTH STAR SHOP D 722 BURSA / TÜRKİYE
PROTEC TURKEY / BLACKFISH DIVE / BYEM KARABALIK D 100 İSTANBUL / TÜRKİYE
PRUVA DALIŞ MERKEZİ D 105 İSTANBUL / TÜRKİYE
SAHİL KAMP İSTANBUL / SAHİL KÖY TURİZM D 165 İSTANBUL / TÜRKİYE
SAKLIKENT GORGE CLUB / N-M-E ULUTAŞ TUR.SEYH. D 721 ANTALYA / TÜRKİYE
SARI YAPIM D 101 İSTANBUL / TÜRKİYE
SSI TÜRKİYE / DENİZ DURU TURİZM D 522 İSTANBUL / TÜRKİYE
SUGECİRMEZ.COM / PROMAR GÖRÜNTÜLEME VE KORUMA MALZ D 420 İSTANBUL / TÜRKİYE
T.C. HAKKARİ VALİLİĞİ D 710 HAKKARİ / TÜRKİYE
TANUS ÇADIR YAPI SANAYİ D 400 GAZİANTEP / TÜRKİYE
TANUS ÇADIR YAPI SANAYİ D 500 GAZİANTEP / TÜRKİYE
TERRA NOVA CAMP / EMT EĞİTİM MÜZİK YAPIM TURİZM D 900 İSTANBUL / TÜRKİYE
TUNCELİ VALİLİĞİ D 710 TUNCELİ / TÜRKİYE
TÜRKİYE RAFTİNG FEDERASYONU D 710 ANKARA / TÜRKİYE
TÜRSAB D 411 İSTANBUL / TÜRKİYE
UNİDEN D 116 İSTANBUL / TÜRKİYE
VAN ÇATAK BELEDİYE SPOR D 710 VAN / TÜRKİYE
WINDSURF TR RÜZGAR SÖRFÜ OKULU VE MALZEMELERİ D 600 İSTANBUL / TÜRKİYE
YILDIZ DOĞA SPORLARI D 122 SİVAS / TÜRKİYE

Tags, , , , , , , , ,

Doğa Yürüyüşü, Ruh ve Beyin Sağlığınızı da Koruyor

Sadece beden sağlığınızı değil, ruh ve beyin sağlığınızı da yürüyerek güçlendirebilirsiniz. Yapılan yeni araştırmalar, doğa yürüyüşünün beyninizi de olumlu yönde etkilediğini ortaya koyuyor.

Sağında ve solunda uzanan ağaçların arasında bir patika şehirden uzağa sürüklüyordu onu. Ilık hava, gözlerini kapatıp huzuru dinlemesini söyleyen bir rüzgar fısıldıyordu kulağına. Yolda olmaya alışarak tatlı yorgunluk uyarıları veren bacakları, ormana uyacak bir hızla hareket ediyordu. Her şey ormanın ritmindeydi. Adımları, patikayla beraber sağa kıvrıldı. Asırlık bir gürgenin dibinden sincap çıtırtıları, etrafta kuşların yakışıklı sesleri… Hepsi onu kucaklayarak sakinliğe davet ediyordu. Üstü başı bu yolculuğa pek de uygun değildi. “Kendimi iyi hissetmiyorum” diyerek terk ettiği ofiste giydiği gömlek ve boynundaki gevşemiş kravat bile bu güzelliği bozamıyordu. Doğa ondan alınanları, ona hediye ediyordu…

Bu kısa paragraf bile dinlendirmiş olmalı, aklı yola çıkmakta olanları. Tamam, şu an hepimiz kravatları gevşetip yeşile karışamıyoruz ama, yakın zamanda bir doğa yürüyüşü planlamamak için önümüzde pek de bir engel yok, şehirlerin yeşilden ‘arındırılması’ dışında!

Yürüyüş, tıpkı yüzme gibi tüm vücudu aktif bir şekilde çalıştırıyor, bunu biliyoruz. Yukarıda tasvir edildiği gibi bir ortamda yürümenin vücudumuzu, zihnimizi ve ruhumuzu tazelediğini de biliyoruz. Ancak böyle bir doğa yolculuğunun yararlarının bunlarla kısıtlı kaldığını düşünmeyin. Doğa yürüyüşü, beyninizi de etkiliyor; hem de sandığınızdan çok daha olumlu yönde!

Olumsuz düşünceleri uzaklaştırmak için yürüyün

Hızlıca sahip olmanızı sağladığı sakinlik hissinin yanında doğa yürüyüşü, bir fikre takılıp kalmanızı da engelliyor. Neredeyse hepimiz, olumsuz düşüncelerin arasında boğuluyoruz. Bu olumsuz düşünceler, anın tadını çıkartmamızı engelliyor, hatta depresyona kadar uzanıyor. Ama yakın zamanda gerçekleştirilen bir araştırma, bu olumsuz düşüncelerden kurtulmak içni bize enfes bir yol öneriyor. Hem de kanıtlarıyla.

Araştırma ekibi, iki deney grubundan birini doğa yürüyüşüne, diğerini de şehirde bir yürüyüşe yönlendirmiş. Doğa yürüyüşü yapan grup, 90 dakikalık yürüyüş boyunca bir düşünceye takılıp kalmaktan uzaklaştıklarını belirtmiş. Şehir içinde yürüyüş yapan deney grubunda ise herhangi bir değişiklik olmamış.

Teknolojinin fişini çekerek yürüyün

Hazır müzikte unplugged (akustik) tarzlar gün geçtikçe popülerleşip, müzisyenler de bu performanslara ağırlık vermekteyken, teknolojiden birkaç dakika uzak kaldığında bile sara krizi geçirir gibi davranan insanlığın durumunu da tartışmanın zamanı gelmedi mi? Doğa yürüyüşü sırasında teknolojiden uzaklaşmayı bir düşünmeliyiz.

Şehrin canhıraş hali önce masalarımıza, daha sonra da ceplerimize sığmaya başladı. Bundan kurtulmanın tek yolu da, doğa yürüyüşlerinizi teknolojik aletlerden bağımsız geçirmek. Tamam, yürürken müzik dinlemek hoşunuza gidiyor olabilir; ancak hangimiz sürekli gelen bildirimlere maruz kalmıyoruz ki? Teknoloji sizi şehirden uzakken bile şehirde tutuyor, kabul etmelisiniz.

Ruth Ann Atchley ve David L. Strayer isimli psikologlar, yaratıcı problem çözme mekanizmamızın doğayla iletişim kurup teknolojiden uzaklaştığımız sıralarda daha hızlı harekete geçtiğini ortaya koymuş. Bu araştırmanın katılımcıları, sırt çantalarıyla dört günlük bir doğa yürüyüşüne çıkmış. Ellerinde bir cep telefonu bile olmadan hem de. Yaratıcı düşünme ve problem çözme yeteneğine bağlı işler yapması istenilen katılımcıların performansı yüzde 50 artış göstermiş. İnanılmaz bir artış bu. Psikologlar, teknoloji ve şehir hayatının dikkat dağıtıcı, sürekli ilgi gerektiren ve odaklanmamızı engelleyen faktörler olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Çocuğunuzla yürüyün

Hiperaktivite bozukluğu, yeni nesillerde gittikçe artan bir problem oldu. Televizyon gibi iletişim araçlarının çocuklarda hiperaktiviteye yol açtığı, artık sabitlenmiş bir gerçek. Biraz önceki teknoloji bahsinden de ilerleyecek olursak, çocukların teknolojiyle bağını gözden geçirmekte yarar var.

Bununla birlikte doğa yürüyüşünün çocuklar üzerinde de etkisi araştırılmış. Hiperaktivite sahibi çocukların dikkat dağınıklığı gibi problemleri, acaba yürüyüş ile azaltılabilir mi? Hiperaktif çocukların yetiştirilmesi aileler için ciddi bir problem. Bu problemin çözümünde de doğaya yönelmek ve medikal çözüm yollarıyla beraber doğal çözüm yollarını da değerlendirmek gerekiyor.

Frances E Kup ve Andrea Faber Taylor isimli iki akademisyen, hiperaktivitenin semptomlarını azaltmada doğa sporlarının etkisini araştırarak dikkat çekici sonuçlar ortaya koymuş. Doğanın içinde vakit geçiren hiperaktif çocuklar, dikkat dağınıklığı ve aşırı hareketlilik gibi sorunlarından uzaklaşıyor kendilerinin araştırmasına göre.

Beyin gücünüzü artırmak için yürüyün

Başlangıçta da konuştuğumuz gibi yürüyüş, tüm vücut sağlığımız için oldukça etkiliyor. Bunu biliyoruz. Doğa yürüyüşü esnasında saatte 400 ila 700 kalori yakıyor vücudumuz. Bu, vücut endeksiniz ve yürüyüşünüzün zorluğuna göre değişiyor. Araştırmalar ayrıca ortaya koyuyor ki, doğa yürüyüşü kişilerin en çabuk alışkanlık haline getirebileceği spor. Böylelikle günlük rutininiz olması oldukça kolay. Eğer daha hareketli olabileceğiniz ve programına bağlı kalabileceğiniz bir şey arıyorsanız, doğa yürüyüşü oldukça iyi bir seçenek. Hatta belki de en iyisi.

British Columbia Üniversitesi araştırmacıları, aerobik egzersizlerinin 70 yaş ve üzerindeki kadınların hipokampal değerlerini – beynin mekansal ve eylemsel bellekle ilişkili kısmı- artırdığını ortaya çıkarmış. Ayrıca, aerobik gibi tüm vücudun aktif olduğu egzersizlerin stresi ve gerginliği azalttığını, özgüveni güçlendirdiğini ve endorfin salgısını sağladığını da… Birçok kişi tüm bunlar için meditasyon yapsa da, aslında yürüyüş, çok daha etkili.

Doğa yürüyüşüne nasıl başlamalı?

Yukarıda saydıklarımızın hepsi sizi ikna etmiş olabilir. Şu an oldukça motive bir şekilde “doğa yürüyüşü yapmalıyım” diyor olabilirsiniz. Ancak nereden ve nasıl buna dahil olacaksınız?

Hiking denilen doğa yürüyüşü, en kolay ve belki de en ucuz aktivitelerden birisi. Tüm aileniz için müthiş faydaları bulunan bu spora başlamak için yapmanız gereken tek şey başlamak aslında. Kısa parkurlarla başlayın, böylelikle kendinizi ve yapabildiklerinizi test edeceksiniz. Size ne iyi geliyorsa onu yapın. Eğer bir parkın yollarını arşınlamak sizi rahatlatıyorsa, bunu devam ettirin. Dışarıda yapabileceğiniz her egzersiz, hiç yapmamaktan daha iyidir. Yürüyüş yolları bulabilmek için hiking üzerine yapılmış akıllı telefon uygulamalarını kullanın. Bu hiking uygulamaları size, uygun haritalar bulma şansı verecek. Ancak siz yine de dışarıya çıkarken telefonlarınızı kapatın, ya da hiç yanınıza almayın. Az teknolojiden daha da iyisi hiç teknolojidir. Bu yüzden, yola çıkmadan önce İstanbul’daki doğa yürüyüşü rotalarına bir göz atabilirsiniz.

Ayağınıza iyi oturan yürüyüş ayakkabılarınızın olduğundan emin olun. Yanınıza bir şişe su almayı unutmayın ve en önemlisi; haydi dışarı çıkın! Şehirlerde hala kesilmemiş ağaçlar varken, bunların tadını çıkartmak sizin en doğal hakkınız.

Andaç Uzel
http://seyahat.mynet.com/doga-yuruyusu-ruh-ve-beyin-sagliginizi-da-koruyor-1184759

Oryantiring Macerası

Oryantiring sporunu defa kez duymuş olmama rağmen hiç dikkatimi çekip ne olduğuna dair bir araştırma yapmamıştım. Taki İstanbul Doğa ile yaptığım sülüklü göl meteor yağmuru kampına katılana denk. Bu kamp etkinliğine giderken ve gelirken Özgür bey (Avcı) derneğin bu spor dalında da aktif olduğunu ve oryantiring sporunun ne olduğunu hoş bir anlatımla anlatınca benim içimdeki kıvılcım parlayı verdi. Bir kaç ay sonra yapılan oryantiring antrenmanını görür görmez başvurdum. Ve oryantiring sporunun verdiği müthiş keyfi yaşamaya başlamıştım artık. Bir iki etkinlik sonrasında 19 – 20 Ocak da Ordu da yarışma olduğunu gelen katılımcılara söyleyip, kulübümüz sporcusu olarak katılır mısınız  diye sorulduğunda fazla düşünmeden katılacağımı bildirdim.

Oryantiring takımında ki arkadaşlarla sadece etkinliklerde kısa sohbetler yapmıştım samimiyetim pek olmadığından uzunca bir süre istanbul doğanın etkinlik sayfasından Ordu yarışması için etkinlik açılması için bekledim. Ama maalesef beklemek boşuna imiş bir müddet sonra bunun farkına vardım. Şehir dışı en az bir gece konaklama yapılacak bir etkinliğe bir hafta iki hafta kala etkinlik açılıp duyuru yapılacak değildi ya Zaten yarışma ya son başvuru tarihi de 14 Ocaktı. Vazgeçmişlerdi kesin. 1 Ocak da dernek başkanı Süleyman beye Ordu daki yarışmaya kulüp olarak katılıp katılmayacağını sordum. Cevap olarak Oryantiring takım kaptanı Sıddıkın numarasını aldım. Aynı şekilde Sıddık a sorduğum da bana cevap dahi yazmadan beni oryantiring yönetim grubuna dahil etti. Kulüp  içinde Ordu yarışmasına yönelik

hareketlilik benimle birlikte artık hızlanmış oldu.

Etkinlik açılana kadar Beş kişilik takımımız oluşmuştu. Takım kaptanımız Sıddık, Eğitmenimiz Özgün 35 yaş kategorisinin gururu Hasan Kaan ve iki kazazede ben ve Mehmet. Etkinlik açılıp sayfada duyurusu yapıldı ama Etkinliği açmadan önce oluşan takımımızın dışında maalesef katılımcı olmadı. Tabi bunda etkinliğin çok geç açılmasının payı büyük.

Bizler artık Ordu için gidiş geliş konaklama için planlamalarımızı yapmaya başladık ama herşeyden önce yarışmaya başvurabilmek için oryantiring federasyonu’ndan lisans çıkartmak gerekiyordu. Ben Ekim ayında yapılan yürüyüş seminerleri sırasında lisans başvurusu için form doldurup verdiğim için kafam rahattı. Arkadaşlarda evraklarını tamamlayıp Osman abiye (Yaşar) teslim ettiler. Lisanslar da çıktı. Benim lisansım da 12 Ocak cumartesi elime ulaştı. Ama ufak bir sorun vardı sanki lisansımın üzerinde oryantiring federasyonu yerine dağcılık federasyonu yazıyordu. Spor dalı kısmı da boş idi. Önemsemedim daha oryantiring federasyonu tam olarak ayrılmadı demek ki spor dalı kısmı da onun için boş bırakılmıştır diye düşündüm. Sonuçta ben formu doldurup verdiğimde oryantiring olarak yazmıştım Süleyman beyede Osman abi ye de özellikle belirtmiştim oryantiring olarak çıkartmak istiyorum demiştim. Demiştim ama lisans için formu elle doldurmuştum bilgisayar da doldurulması gerekiyormuş. Benim formu bilgisayar ortamına aktarırken oryantiring gözden kaçmış ve dağcılık kısmı değiştirilmeden bırakılmış haliyle benim başvurum da yapılamıyordu. Gün olmuş 14 Ocak başvuruların son günü o kadar gitmeyi arzuladığım Ordu ya gitmek artık anlamsızlaşmıştı. Yarışmaya katılsam dahi tasnif dışı olarak yarışacaktım.Lisans çıkartmak zor iş değil aynı gün içinde yapılabiliyor lakin evrakların tam ise. Rapor, resim ve formu hazırlayıp Küçükçekmece  den karşıya geçmem lazımdı. Tabi çalıştığım için bunu aynı gün içinde tamamlayıp yetiştirmenin mümkünatı yoktu. Süleyman bey yurt dışında olmasına rağmen bu durumla ilgilenip lisansı çıkardığımız da sorun kalmayacağını benim başvurumun federasyonca – geç te olsa- yapılacağını bildirdi, evraklarımı dijital ortamda Osman abi ye ulaştırmamı istedi. Salı sabahı Osman abi lisansımı çıkarmıştı. Federasyondan da güzel haber gelmişti başvurular uzatılmıştı. Artık bende kayıtlı bir sporcu olarak yarışacaktım.

Ordu için planlarımızı yapmıştık. Ekonomik olsun diye takımda dördümüz araçla gidecektik Kaan ise araçla gece yolculuğu yapmayı istemediği için uçakla geldi. Bizler istanbulun trafiğinden kurulduktan sonra rahat bir yolculukla sabah saatlerinde Orduya vardık. Eşyalarımızı konaklayacağımız öğretmen evine bıraktıktan sonra Kaanı da alıp Yumrutaş köyündeki yarışma alanına geçtik. Yarışma alanın da köy ahalisinin ve yarışma tertip komitesinin güler yüzü ile karşılaştık. Başvurularımızı dört kişi 21-B birimiz de 35 yaş kategorisinde yapmıştık. 21- B de yeterli başvurunun olmaması nedeniyle bizleri 21-A almışlardı. Bu kategorinin parkuru bizim başvurduğumuzdan bir nebze daha zor olan bir parkur. Bu durum bizdeki heyecanın boyutunu artırdı. Haritacı ve parkur sorumlusu Yüksel beyle tanıştığımızda  ikinci bülten federasyonun sayfasında yayınlanmadığı için parkurun nasıl olduğu sorduk. Gece yolculuk yaptığımızdan uykusuz olduğumuz için olacak ki hedeflerin çok kolay olduğunu yol kenarlarında olduğunu söyledi niyetinin sadece bizim motivasyonumuzu yükseltmek olduğunu düşünüyoruz. Heyecanımız oldukça yüksekti takımda ki üç kişinin ki biri benim, ilk kez ulusal bir yarışmada deneyim kazanacaktık. Ben oryantiring e başlayalı daha üç dört ay oluyor ve toplamda da altı oryantiring deneyimim vardı. Zaten takımımızda en deneyimli arkadaşın dahi bir yıllık geçmişi yok. Bu ne özgüven niye katıldınız bu yarışmaya diyorsunuz büyük olasılıkla. Niye mi katıldık? Bu sporun bizler üzerinde etkisi büyük, müthiş bir haz alıyoruz. Bu yazıyı okuduğunuza göre sizin de ilginiz var oryantiringe eğer daha hiç yapmadıysanız en yakın zamanda antrenmanlarımıza sizleri bekleriz bu sporun verdiği hazzı muhakkak yaşamalısınız. Bizler açılış töreninin ardından parkur başına geçtik ısınmamızı da yaptıktan sonra çıkış  saatimiz dolduğu gibi haritalarımızı alıp parkura çıktık.

21-A 4,3 km lik bir parkur 35 yaş ise 3,5 km lik. Haritalar 1/7500 ölçekli ve münhani aralığı 5 metre. Haritayı elime alıp incelemeye başladığımda ilk hedefin nerede olduğu değilde münhani çizgilerin sıklığına baktım. Daha doğru bir ifade kullanacak olursam bakakaldım. Birinci hedefime doğru patika ve yolu takip edip yürüyerek yaklaştığımda neredeyse hiç bir hedefiminin yol üstünde olmadığı hepsinin vadi diplerinde yada yamaçlarda olmadık yerlere konulmuş olduğunu iyice farkına varmışım. Birinci hedefim için yamaçtan aşağı inip hedefi bulup geri çıktıktan sonra ikinci hedef sol tarafta kalmasına rağmen sağa dönüp Arabayı park ettiğim yere doğru yöneldim.Daha iki yıl olmamış bir trafik kazası nedeni ile ayağımda Platin var burada kendimi aşırı zorlayıp riske atamazdım. Vazgeçmiştim sadece pazar günkü şehir yarışmasına katılırdım artık. Taa İstanbul dan kalk gel birinci hedefte pes et olacak iş değildi., 14 – 15 yaşlarında ki çocuklar bu yamaçlar da düz yolda koşar gibi ilerlediklerini gördükçe onlardaki enerjiyi hissettikçe niye yapmayayım ki düşüncesi ağırlık bastı. Ve ikinci hedefe doğru yöneldim. Birinci hedefin sol çaprazına geldiğimde bizim takımdan Özgün ikinci hedefe yamaçtan geliyordu. Eğimin izin verdiği kadar hızla iki ye ardından yamacın zirvesinde ki üç ilerledik. Özgün benle arayı açmıştı. Ben dördüncü hedefin olduğu yamacın tepesine çıkıp dördüncü hedefi görmeye çalışırken özgün hedefi bulmuş yamaçtan ayrılıp yola çıkmıştı. Bende hedefi bulup beşinci hedefe doğru yol almaya başladım yoldan gittiğim halde koşmuyordum daha 19 hedefim vardı ve enerjim yetmeyecekti. Farkındaydım. Onun için köyün içinden geçerken bir paket kuruyemiş almış yarışmayı iyice gezi formuna sokmuşum. Bir elimde harita bir elimde kuruyemiş geze geze beşinci hedefe ilerlerken arkamdan Özgün ün geldiğini farkettim. Dördüncü hedeften sonra yanlış yöne dönmüş. Ama yine doğru yolda değil.

Bende kuruyemişi aldıktan sonra iki bina arasındaki dar sokağı hiç görmemişim bir sonraki sokaktan devam etmişim. Bu yolda bir süre birlikte gittikten sonra yanlış sokakta olduğumuzu fark ettik ama haritada tam olarak neredeydik. Neresi burası? Kendimizce bir tahminde bulunduktan sonra yoldan dönmek için çok geçti fazla zaman kaybetmiştik daha fazla zaman kaybedemezdik. Yamaçları kullanarak beşe doğru ilerledik. Yolda diğer hedefleri arayanların hedeflerinden nokta atışı yerimizi belirleyip beşe vardık. Burada Sıddıkla karşılaştık Altıncı hedefi de bulduktan sonra vadinin karşı tarafında olan yediye yönelik. Dere yatağı çok derinleşmişti. Herkes kendince en uygun yerden geçmeyi tercih etti. Üçümüz artık ayrılmıştı. Ben biraz fazla yukarı çıktığımı düşünürken önde Özgünü de görünce doğru ilerlediğime karar verdim ama ilk gördüğümüz hedef bizim birinci hedefimizdi. Fazla çıkmıştık. Çok önemsemedim çünkü hem yerimizi tespit etmiş olduk hemde bir ile yedi birbirine yakındı. Hızlıca Özgün yedi ye yöneldi ben de arkasından yamaçtan yaklaşık altı münhani çizgisi aşağı indikten sonra bir hedef göründü. Özgün hedefin başına geldiğinde bu hedefinde sekizinci hedef olduğunu söyledi. Yedi yedi nerede? benim hemen arkamda yukarıdan gelenler göremeyeceği şekilde  çalıların arka tarafına konulmuş. Hızlıca yedi ve sekizinci hedefler de SI cihazımızı(yüzüklerimizi) okutup vadinin diğer tarafında ki dokuza ardından bir toprak yolun kıvrımında bulunan geldiğimiz taraftaki kısmı set şeklinde yükselen bir tepenin zirvesindeki onuncu hedef. Onuncu hedeften 11. Hedef görünüyordu. Ne güzel değil mi? Aaa ne kolay koşarak gidin diyen vardır aranızda. Hiç de kolay değil insanın aklına ilk gelen ben nasıl geçeceğim oraya hadi geçtim nasıl çıkacağım oraya tamam çıktım sonraki hedef için tam tepeye kadar çıkmak gerekiyor yamaçın dibinden zirveye. Biz 11. Hedefe bakıp dururken hedefin başından iki kişi karınca misali ufacık görünen iki arkadaş hedeften ayrılıp zirveye çıkıyorlardı. Biri Sıddıkdı. Bizde 11 geçip 12. Hedef için zirveye çıktığımızda iki yaban domuzu çok yakınımızda çalıların arasından koşarak geçti. Saldırgan olduklarını bildiğimizden korkutmak için düdükler ve bağırarak gürültü yapı verdik. Domuzların heyecanından olsa gerek orada beş dakika kadar hedefi aradık. 13. yönelindiğimizde artık enerjimin bittiğini görüyordum ve bünyem daha fazla yol almamalısın diye haykırıyordu. O sarp arazide bekleyecek değildim. Özgün önden hızla yedinci sekizinci hedeften beri bizle yol aldığını söyleyebileceğim. Arkadaşla önden hızlı bir şekilde devam ettiler ben arkadan onları görüş mesafem de kalmalarını sağlayacak hızda ağır bir şekilde devam ettim. 13. hedefide geçip 14. hedefe giderken sarp araziden kurtulup yola çıkmıştım. Yola çıktığımda Özgün gözükmüyordu. Diğer yarışmacı arkadaş da( benzetmiş olabilirim yorgunluk işte aslında çok mesafe yoktu aramızda) çeşme başındaydı. Çeşmenin yanından aşağı yola yönelip gidiverdi. Ben çeşmenin karşısındaki ince patikadan üst sokağa çıktım. Sokaktaki av köpekleri beni tedirgin etmişti. Hedef evlerin arka tarafında olduğu için saldırabilirlerdi. Köydeki yabancıyız sonuçta. Ben sokaktan ileri doğru ilerlerken Özgün de karşıdan geliyordu. Bizden önce gelip hedefi arayanlar olduğundan olsa gerek bizi izleyen bir teyze aradığınız şey şu evin arkasında diyerek hedefi tarif etti. Teyzem yardım almak yasak eleneceğiz yapma demedik. Hemen hedefe vardık. Ben hedef den önce mandalina ağacına odaklandım bir kaç tane mandalina koparıp enerji ihtiyacımı karşılamak istedim.. Sıddık ta hedefe yeni gelmişti onun içinde, Özgün içinde mandalina aldım yanıma. Sıddıkın mandalinalarını hemen verdim. Özgün tam yarışma modunda olduğundan ona yetişmenin mümkanı yoktu. Yarışma sonuna kadar yanımda taşımakta pek mantıklı gelmedi. Sıddık mandalinaları yiyip enerji kazandıktan sonra koşarak ilerlemeye başladı. Benim koşmaya ne niyetim nede takatım vardı yürüyerek devam ettim. Beşinci hedefi ararken on beşi yerini bulmuştum aslında onun için on beşi bulmak zor olmadı. Yamaçtan inip hedefe yüzüğü okutup on altıya ilerlemek için geri yamacı çıktım. On altının olduğu yere geldiğimde birbirine yakın üç ayrı hedef vardı. Özgün ile Sıddıkı da gördüğüm için hangisi bizim hedef diye sordum harita daki sembole bakmak o an aklıma bile gelmemişti. Yamaçtan aşağıdaki yola indikten sonra yine bir süre yoldan ilerlemenin keyfini yaşadım. On yedinci hedef de bir binanın arkasında idi. Onu da bulduktan sonra önümde iki seçenek vardı. Ya geri dönüp yoldan gidecektim yada az eğimli önümdeki yamaçtan dereye kadar ilerleyip karşı tarafta yol dan rakım alacaktım. Önceki yamaçlara göre bu çok kolay gözüktüğü için yamaçtan indim. Dereyi geçip yoldan yukarı çıkıp yine evlerin arka tarafından yamaç inip 18 gördüğümde Sıddık ile Özgün oturmuş nefesleniyordu. Çok koştukları için mi? Hayır. Aramızdaki dere yüzünden geçmek için çok düşünüp zaman kaybettikleri için ben onlara yetişmiştim büyük olasılıkla. Dere üstünden zıplanacak tarzda değil içine girsen adam boyu derinliği var içinde akan su belki diz boyu ama şiddetli dereye girdin mi çıkamazsın belli. Nasıl karşıya geçerim diye düşünmektense yine kolayı seçip sormayı tercih ettim. “Nasıl geçtiniz karşıya?” devrilmiş koca bir ağaç dere üzerinde köprü oluşturmuştu. Onu gösterdiler. Ağaç aşırı kaygan olduğundan oturarak karşı geçtim. Hedefime varıp bir sonraki hedefe dereye paralel yamaçtan ilerledim. 19.bulup yirmiye ilerlerken koyun sürüsü içinden geçtim. Çoban arkadaşla selamlaşıp geçtikten sonra Mehmetin karşı taraftan geldiğini farkettim. Oda 19. hedefi arıyordu. Hedefin yerini tarif edip 20. yöneldim. 20 hedefe yolu uzatarak sokaklardan gitmeyi tercih ettim. Hedefin olduğu sokakta iki amcaya ne yaptığımızı anlattıktan sonra hedefime iyice yaklaşmıştım ki ne göreyim iki genç almış hedefi gidiyor numarasını sordum. Benim yirminci hedefimdi.. Olacak iş miydi bu. Yarışma bitmişti hedefleri toplamaya başlamışlardı. Ben yine de yüzüğümü okutmak istedim hedefi yerinden ayırdıkları için kabul görmedi talebim. Bende ısrarcı olmadım. Son üç hedef yerinde mi değilmi diye kontrol etmenin anlamı da olmadığından doğruca bitiş noktasına aynı zamanda bitiş yeri tören alanı olarak düzenlenmişdi.

Mehmetle birlikte tören alanına varıp yüzüklerimizi cihazlara okuttuk. Benim maceram tam 181 dakika sürmüş cihaza göre. Ama eksik bu çünkü süreyi başlangıç noktasından değil birinci hedeften başlatmışlar. Törende başlamıştı. Yarışma komitesi bizler için sandviç meyve suyu hazırlamış. Onlardan alırken 21- A kategorisinin kazananları açıklanmaya başladı. Birincilik için kürsüye Özgün çağırılıyordu. İnanılır gibi değildi. Üç saatte tamamlamıştı parkuru ve birincilik kürsüsüne çıkmıştı. Büyük bir sevinçti bu bizim için. Kürsüye çıkıp birincilik madalyasını alıp indikten sonra. Özgün Hakem heyetine varıp madalyayı aldığını ama yanlışlık olduğunu anlattı. Evet evet hata yapmışlardı hakem heyeti sonuçları açıklarken yanlışlık yapmıştı. Madalyayı teslim etmek isteyen Özgünün isteğini kabul etmeyen hakem heyeti Ordu hatırası olarak  madalyayı Özgüne hediye verdiler. Bu arada 35 yaş kategorisi de açıklanmıştı. Bilin bakalım kimin çağırıyorlar kürsüye. Tabi ki bizden birini Kaanın ismi anons ediliyordu. 35 yaş kategorisinin birincisiydi. Bu kategoride altı yarışmacı vardı. Tek bitirebilen Kaan olmuştu. Bizim gururumuzdu moral kaynağımızdı.

Akşam ki yarışma iptal edilmişti. İptal olmasa bile kimse katılamayacaktı belliydi. Herkes yorgun düşmüştü. Yarışmanın iptal edilmesine üzülen görmedim. Aksine çok güzel bir karar alınmış olduğunu söyleyenler vardı. Biz tören alanından ayrılıp aracın başına geçmiştik. Üstümüz başımız çamurdu. Üstümüzü değiştirmeye üşendik sadece ayakkabılarımızı temizledik ve kabaca üzerimizdeki çamuru toz çırpar gibi çarpıp araca binecektik ki bir amca yanaşıp bahçesindeki mandalina ağacını anlatmaya başladı toplayanının olmadığı ağacın dalında meyvenin çürüyeceğine gidip bizim toplamamızı istedi. Özgün ile ben amcanın peşinde bahçesine gittik bahçeden ayrılırken iki poşet mandalina ile ayrılıyorduk.  Ordu merkeze dönüp üstümüz başımız çamur içinde olmasına rağmen güzel bir mekana girip yemek şiparişimizi verdik. Gerçi mekanın çalışanları ilk başta bizimle ilgilenmemeyi tercih etmişlerdi. Nezih mekanlarına yakıştıramadılar galiba bizi. Mehmet sitemini yüksek sesle söyleyince kendilerine gelip ilgilenmeye başladılar. Yemeğin ardından Kaanı oteline bırakıp öğretmen evine geçtik. Gece yol gelmiş olmamız ve yarışmanın da yorgunluğu ile sadece duş alıp kendimizi erkenden yatağa attık.

Pazar günün ki yarış şehir yarışı idi. Yürüyerek yarışma alanına geçtik. Çıkış saatimizi beklerken Özgünün rehberliğinde ısınma hareklerimizi de yapıyorduk. Çıkış saatim dolup haritayı elime aldığımda dünküne göre çok kolay bir parkur olduğunu gördüm. Ara ara koşarak sorunsuz bir şekilde parkurumu tamamladım. Yine sayaç başlangıç noktasından değilde birinci hedeften başlamıştı. 27 dakika gibi sürede bitmişti. Özgün hariç hepimiz sorunsuz tamamlamıştık. Özgün bir ara haritanın dışına bile çıkmış. Devamlı koştuğu için benle aynı sürede bitirmişti. 35 yaşta Kaan ın yine kürsüde olacağını biliyorduk. Birincilik Kaanındı. İki günde madalya alarak İstanbul Doğa olarak bizleri gururlandırmıştı. Törenin ardından Kaanla ayrıldık. Artık Ordu yu gezme vakti gelmişti. Ordunun simgesi haline gelen Boztepe ile başlamak gerekiyordu. Ama sayın Cumhurbaşkanımızın da Orduya geldiği gün teleferik arızalanmıştı. Biz de kendimize başka bir hedef belirledik Kurul kalesi. Ardından Yason burnu ve şehir merkezi listemizde idi. Pazar gününü keyifle tamamlayıp pazartesi günü İstanbul yolculuğuna başladık. Direk İstanbula dönmektense geze geze yolun tadını çıkarmayı tercih ettik. Samsunda Mersinden yarışmaya katılan grupla karşılaştık. Onlar da bizim gibi düşünmüşler. İstanbula döndüğümüzde 2000 km yi devirmiştik.

Bu yazıyı okuyan değerli arkadaşım eğer oryantiring sporunu yapmaya niyetin var ama kendince tereddütlerin varsa öncelikle şunu söylemek isterim. Biz Ordu yarışmasına katılan beş kişi olarak otuzumuzdan sonra başladık. Temponu kendin belirlediğin için kondisyon eksiğim var çabuk yoruluyorum gibi bahaneler bu spor için anlamsız. Bu spor denildiği gibi doğadaki satranç oyunudur. Hem bedenini hemde zihnini çalıştırsın. Ve en önemli bir nokta çoğunlukla bu spor ormanda yapıldığı için temiz hava ve yeşilin güzelliği  sayesinde tüm şehir stresinden uzaklaşmış oluyorsun.

Sevgiyle kalın

Doğa da kalın

Hoşçakalın…

Atilla Sürmeli