Tag Archive doga

İlk Ormanımızı Oluşturduk

“İstanbul Doğa Sporları Kulübü Hatıra Ormanı” fidanları ilk kez dün toprakla buluştu, 2500 fidan ile başladık Ormanlarımızı oluşturmaya ve tabi ki bu sadece bir başlangıç…

Ormanlarımızı temizlemekten, ormanlarımızı korumaya sonra da yeni ormanlar oluşturmaya varan bir sürecin bütün halkalarında olmaya devam edeceğiz.

Gelecek nesillere yaşanabilir bir İstanbul, Türkiye hatta Dünya bırakmak için çıktık yola ve bir yıl önce filizlendi umutlarımız, doğayı sevmenin, yürümekten fazlası olduğunu her fırsatta dile getirsek bile, birlikte olursak ormanları temizlemekten ve korumaktan daha fazlasını da yapabileceğimizi biliyorduk.

İçimizde filizlenen umutları fidelere dönüştürüp toprakla büyümesi için, geldiğimiz ve tekrar döneceğimiz toprağa emanet ettik. Emanetimiz bize ve geleceğe nefes olacak…
Onurluyuz, gururluyuz.

Teşekkürler İstanbul Doğa Ailesi. 🙏

Teşekkürler bu güzel Derneğin kurucuları 🙏

Teşekkürler yönetimdeki yol arkadaşlarım🙏

Teşekkürler karşılıksız, gönül bağı ile derneğe katkıda bulunan 34 iyi yürekli gönüllü arkadaşlarım 🙏

Teşekkürler bizden desteğini esirgemeyen sponsorlarımız; @karspor, @netpaktr, @drlidaciteli ve @ugo_travel 🙏

Fidan bağışnda bulunan üyelerimiz :

Hedefelenen Fidan Sayısı: 2.000
Bağışlanan Fidan Sayısı: 2.399
Kalan Fidan Sayısı: 0
Hedefe Ulaşma Oranı % 115
( GÜNCELLEME TARİHİ 11.11.2019 Saat 18:00)
Adı SoyadıFidan Adet
TOPLAM2.399
Milenyum Eğitim Kurumları.125
Pozcu Yapı Turizm Ltd.Şti.100
Süleyman Şahin81
Deka Bilişim Kurumsal Hiz.80
Suat İnanır 50
Yusuf Akar 50
Rumeli Feneri Etkinliği44
Burgazada Etkinliği38
Oğuz hamarat34
Sercan Karakaş30
Çilem Yaşar30
Belgrad Ormanı  Etkinliği26
Selma Dağlıgil25
Ercan Albayrak35
Deniz Gülaydın22
Günay Eren21
Mesut Toker21
Harun Öztürk20
Nazlı İrem20
Büyükada Etkinliği17
Ceyda erdinc15
Vakıf Avukatları15
Özgür Avcı15
Mehmet Çiçek15
Murat Ayaz14
ILKNUR BULUT14
Adnan Hatipoğlu11
Murat Dürüst11
Şehriban Koçak11
Ahmet Çetin10
Şule Yıldız10
Aliye Kanatoğlu K.10
Ruşen Bozdağ10
Ayfer Okyay10
Fatma Sannav31
Cahit Can Cansever10
Gürhan Bahça10
Nermin-Mehmet Küçükyilmaz (Hollanda Etkinliği)10
Nurdan Sayın (Hollanda Etkinliği)10
Nurten Kural10
Güven Gönenç10
Perihan Hatipoğlu10
Ayşe Yağcı10
Ertan Mantaş 10
Hatice Kaya10
Hamza Ander10
Mehmet Çoban10
Balat Etkinliği9
Selvi Açıkalın Çiçek9
Erol Geygel8
Ahmet İnce7
Özgün Üstüay7
Gönül Bekler7
Zeynep Özalp7
Yasemişn Ünder6
Yalçın Saban6
Burhan Yücel6
Zeynep GENCE6
Çiğdem Bayölken6
Mert Conkel6
Hamlet Tiyatro Etkinliği6
Selman Tezcan5
Deniz Alaz5
Yasemin Comart5
Ercan Mantaş5
Özge Çakır5
Fatma Uludağ5
Sıddık Turgut5
Figen Dürüst5
Atatürk Ar. Etkinliği5
Gaffar Çam5
Orhan Yıldız5
Gönül Berk5
Sait Yiğit5
Gözde Kılıç5
Ayşe Kayacılar5
ASLIHAN EROĞLU5
Tuğçe Yalçın5
Günay Gürkan5
Yüksel Kırmızıdağ5
Hakan Aygün5
MUZAFFER DALAK5
Hakan Kurşun5
Aycan Aracı5
Bella Oktay Metin5
Osman Yaşar5
İlhami Oktay5
Rüstem Karatepe5
İnci Ayça Apak5
Salva Sumruoğlu5
Aide İbre5
Serap Demirezen5
Mehmet Demirbilek5
Serdar Karataş5
Mehmet Koç5
Sibel Saygılı5
Berna sakallı5
Banu Akyol5
MERVE CANDEMİR5
Emine Altuntaş5
Behzat Açılan5
Zeliha Öz15
Merve Yumuk5
Nilay Yıldırım5
Esra Koç4
Selin Ertekin4
Barış Önlek4
Atilla Gül4
Mustafa Açıkgöz4
Zeynep Rüya Kaya4
Sebile Öner3
Teoman Volkan Özselcuk3
GÜRCAN BAŞURAL3
Ferhat Ferhatoğlu3
Yasemin Gül3
Naci Yusuf Bayölken3
Fatih Elmalı3
Hasan Dönmez3
Sinem Orhan3
Enis Loras3
Yasemin Demir3
Zeynep Keskin3
Bertuğ Sinan Tagrap3
Ahmet İbre3
Merve Durmaz2
Ali Ozan Gül2
Umut Kaya2
Musa Tektaş2
Sevgi Edinç2
Erkan Uludağ2
Elif Öztürk2
Linda Bıçakcı Taşkın2
Hale Başyurt2
Nalan Esendemir2
Fatma Hızlı2
Adelet Demirel2
İrfan Yılmaz2
Arzu Çenebaşı2
Suat Karayanız2
Nilüfer Çokçalışır2
Teoman Volkan Özselçuk2
Nurcan Aslan2
Erdinç Küçükaltun6
Olcay Özkan2
Yusuf İbre2
Bektaş Karakoç2
Senih Can Kardeş2
Burcu Yılmaz3
Güneş Eskidemir2
Deniz Arslan2
Sevinç Beniz2
Mehmet Demirel2
Sibel Sevgi Uğur2
Hamza Oksal2
Songül Sarıdere2
Fatma Yavuz2
Ebru Korkmaz2
Zehnun Mutlu2
Merve Şahin2
Ramazan Günay2
Büşra sultan Ateş2
Aysen Yılmaz2
Ezgi Türkyılmaz2
Burçak Çam2
MESUT KALIN2
Meltem Arslan 2
İlknur Bulut2
Ferah Yalman2
Bekir Arslankara2
Gülşen Bal2
Doğukan Deniz Ayaz2
Aysel CANER 2
Çiğdem Hacak2
Emine Mine Nebioğlu2
Serap Soyulmaz1
Osman Karabacak1
Yelda Ayhan1
Tülay Işık1
Melike Karagül1
Murat Budak1
Dilvin Yalvaç1
Ömer Kaya1
Hatice Aydın1
Atakan Çelebi1
Saime Bakır1
Yusuf Ertuğrul Bodur 1
Gözde Öneş1
Fatma Yalvaç1
Gurbet Alp1
Ceren Mete1
Mesut Cürüt1
Meltem Çoban 1
Toprak Erol1
Selahattin1
Ezgi Arslantay1
Selcan Özdemir1
Özlem Aydoğmuş1
M. Fatih Kayacık1
Yıldıray Doğan1
Ayşe Döner1
Yücel Müştekin1
Selma Gördeslioğlu1
Kenan Kesmez 1
Mahsus Sipahi1
Suna Günbegi1
Neslihan Çayır1
Şahin Solak1
Sema Şahin1
Şeyda Mutlu 1
Hayrunisa Yılmaz1
Ömer Tezcan1
Esin Atalay1
Gönül Yıldızay1
Ferhat Kavak1
Özge Çelebi1
Hİlal Korkmaz1
EMİNE AKÇAKARA1
Nurgül Güney1
Deniz Ata Erdeniz1
Sevilay Demircioğlu1
Zeynep Alkaç1
Gamze Büşra Kurt1
Yeşim Erdoğan1
Nurten Yıldızay1
Funda Savran1
Busra Kandira1
Muhammet Öcal1
Gökhan Gezgin 1
Ali Emre1
Oğuzcan Aslan1
Rahime Tekin 1
Merve Taşyürek1
Duru Yıldırım1
Aslı tutkun2
Özlem Doruk1
Ender Akıncı1
Bora Döken11
Özlem Geron1
Ergün Gök20
Harun Der1
Ahmet Cevdet Aşkın1
Öznur Tak1
Mesut Toker2
Ayşe Gül2
Sadi Özvardar18
Yasemin Öztürk5
Pınar Uslu2
Nihal Aykut Demirel2
Meltem Yeşilyurt1
Sema Öztürk5
Çiğdem Dizdar25
Rasim Örnek1
Hale Ogan2
Göknur Tunca2
Emin Petek2
Özge Kurt1
Yeşim Giray2
Burcu Köksal13
Engin Değirmenci5
Ramazan Diker10
Abdullah - Duygu Çoban2
Sinem Kaynar5
Feyza Aydoğan1
Aslı İnce2
Özge Çelikdemir2
Faruk Yazgan2
Adile Doğan2
Hilal1
Emre Baysal20
Zeynep Karadağ6
Özlem İşboğa1
Emre Zengin14
Merter Üner5
Çiğdem Ay1
Nida Yalçınkaya2
Meryem Doğan1
Öner Gümüstepe1
Akın Turan1
Muharrem Bayramoğlu2
Tahir Işık2
Selda Akbulut1
Remziye Gülem Mutaf 2
Elmas Eroğlu 2
Ufuk Öztürk 2
Süleyman Oğuzhan 2
Müge Toygartepe 3
Gulsah Yıldırım 1
Şule Şerif 2
Esra Üngör 3
Gülseren Kavlak 10
Ayşe Zeynep Berk 2
Güzide Güzelbey Esengün 10
Ayşe Belgin Orak 5
Esra Demir 1
Gurbet Nalan Özkan 8
Güzin Er 5
Süheyla Avcı67
Seda Yoğurtcu4
Cengiz Yıldız 11
Ayşegül Serova 2
Meral Demirel5
Ayten Demirkan 2
Nimet ateş5
Şefika Sertler10
Aysel Şahin 1
Onur Türkmen 2
İlker Işık 3
Mert Poyraz 4
Ayşe Süzek 5
Mehtap Bayir 1
Oğuz Tekeraslan 5
Şükrü - Zeynep Gün9
Bilge Gün9
Mahir Tosun 5
Atilla Sürmeli 2
Sibel Gökdeniz 1
Zeynep Dutal 2
Mustafa Esengün120
Emsal Çiftçi 1
Esma Tosunoğlu 1
Zeynep Aslantürk 6
Faruk Karakaşer 2
Sadi Özvardar 5
Hakan Kıral Gür 7
Muradiye Ayanoğlu 2
Brika Sürdürülebilirlik 20
Fatmanur Kazaz 1
Elif Kuru 1
Zuhal Karakaşer 2
Ersoy Garip 2
Esen Tozkoparan 2
Dilek Özdemir100
Nur Durgun2
Pınar Baltacıgil1
Taner Erdem5
Aşkın Çolakoğlu 5
Gaffar Çam 8
Samet Saatcı1
Duygu Özelci 2
Pınar İdil 1
Aslı Nergiz Bayar 5
Erdem Ege Bağcı 1
Hasan Ölmez7

Dikim Etkinliğinden Resimler :

Tags, , , , ,

21 Eylül Dünya temizlik günü etkinliğimiz.

21 Eylül’de, 157 ülkeden milyonlarca gönüllü ile aynı anda  küresel atık problemine karşı bir farkındalık etkinliği düzenledik ve 1 günde dünyayı temizlemek üzere güçleri birleştirdik.

Geçen sene de düzenlediğimiz temizlik etkinliğini bu sene Belgrad Ormanı Koruma Gönüllülüleri derneği ile birlikte gerçekleştirdik. Etkinliğimize İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu’nun da katılması bizleri çok mutlu etti.

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çevre ve doğa konularında sosyal sorumluluk çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz.

Tags, , , , ,

2019-2020 Doğa Yürüyüşü Sezonunu Açtık

Dr. Lida ÇİTELİ‘nin sponsorluğunda düzenlediğimiz doğa yürüyüşü ile yürüyüş sezonunu açtık. Bu etkinlik aynı zamanda İstanbul Doğanın 500. etkinliği olma özelliğini de taşıyordu.

Etkinlik sorumluları dahil 76 Kişilik bir grupla tabiat harikası Ballıkayalar tabiat parkında yüründü. Yürüyüş sonrasında ise Barbuke partisi ile dost sohbetleri deva etti.

Etkinklik Dr.Lida ÇİTELİ sponsorluğunda yapıldı ve resmi dernek üyeleri ücretsiz yararlandı.

 

 

 

Dr. Lida ÇİTELİ

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunudur. 2005 yılında T.C Sağlık Bakanlığı’ndan “Medikal Estetik Hekimi” ünvanını almıştır.

2000 yılından bu yana Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’nde görevli olup; 2006 yılından bu yana özel muayenehanesinde medikal estetik hekimliğine devam etmektedir.

Dr. Lida Çiteli; medikal estetik ve dermokozmetoloji alanında ulusal ve uluslararası bir çok kongre, seminer ve toplantıya düzenli olarak katılmakta; özellikle, botox, estetik cilt dolguları, estetik amaçlı lazer tedavileri konularında eğitimler almıştır.

Dernek üyemiz olan Dr.Lida Çiteli,  üyelerimize özel indirimler sağlamaktadır..

www.drlidaciteli.com

drlidaciteli@yahoo.com
+905424874356
+905325201414

@drlidaciteli

 


Tags, , , , ,

Doğa yürüyüşleri için gerekli malzemeler.

Her faaliyetin, her sporun kendine göre malzemeleri vardır. Bu malzemeleri mevsim ve bölge gözetmeden olmazsa olmazlar, mevsim ve yere göre de gerekecek malzemeler olarak ayırarak kullanırız. Malzeme seçiminde dikkate alınması gereken en önemli husus; malzemelerin maksada uygunlukları, çok amaçlılıkları, sağlamlıkları ve hafifliklerinin göz önünde bulundurulmasıdır. Malzemelerde doğru olanı kullanmak kadar akılcı olarak da seçim yapmak gerekir. Trekkingde öncelikli malzeme giyimdir. Bunun nedeni yürüyüşte en önemli şeyin vücut sağlığı olduğudur. Vücut sağlığını bozmayacak rahatlıkta ve ferahlıkta giyim malzemeleri gereklidir. Trekking de konaklama, yani kampta yapabileceğimiz için kamp malzemeleri de gerekmektedir. Açıklamasını yaptığımız tüm kamp malzemeleri kampçılığın temel ABC malzemeleridir. Standart malzemeler olarak ele aldık ancak konfor isteğinize ve şartlarınıza göre çeşitlendirmek sizin elinizde. Kitabın sonunda tam liste verdik faydalı olacaktır. Şimdi önem sırasına göre malzemelerimizi tanıyalım. 

Standart ( Olmazsa Olmaz ) Malzemeler :* Aşağıda listesi bulunan malzemeler olmadan doğada yürüyüşe çıkmayın ve bu malzemeleri kullanmakta ustalaşın. kullanmakta ustalaşın. Yürüyüş için ortopedik, ayağa ve yere iyi tutunan yürüyüş botu ( mevsime göre bot seçilmelidir.

Malzeme Listesi:
– Bot
– Bot Fırçası
– Tozluk
– Su Şişesi
– Pusula
– Şapka
– Düdük
– Sırt Çantası


*Yazlık Bot ;Yazlık botun çok iyi havalandırma sağlaması, bileği koruması ama hafif ve yumuşak olması gerekir. Gore-Tex botlar yazın uygun değildir, botun tozdan ve kirden özel membranı zarar görür. Güneşin zararlı ışınları da Gore-Tex astar için zararlıdır. En iyi yazlık trekking botları cordura kumaş ve süet deri olarak üretilenlerdir. Kışın yapılacak yürüyüşlerde kullanılacak botların da suya dayanıklı, tabanları sağlam ve dişli olması tercih edilmelidir. Gore-Tex botlar tercih edilmelidir. Pahalı bulanlar deri botlarını Waxlayarak su geçirmez hale getirebilirler.

*Kışlık Bot ;Kar yürüşleri için kalın deri botlar tercih edilir kar olmayan havalarda ise su geçirmez bot idealdir. Gore-Tex botlar tercih edilebilir.

Her türlü bot ile yürüyüş yapamazsınız. Yürüyüş botlarının en belirgin özelliği arka tarafları alçaktır bu yürüyüşü kolaylaştırır. yürüyüş botlarında taban çok önemlidir. Eğer botunuzun tabanı rahat değil ise ilaveten silikon taban edinebilirsiniz.

*Bot Fırçası ; küçük 10cm boyunda plastik fırçadır. Yürüyüş sonrası bulduğumuz bir suda botlarımızı temizleriz.

*Tozluk : Tozluklar kı yürüyüşlerinde çok önemlidir, botun üst kısmından başlardize kadar uzanır botun yukarıdan su almasını önler, yürüyüş pantalonunun çalılardan yırtılmasını önler. ve paçalarınız kirlenmediği için rahat bir dönüş yolculuğu yaşarsınız.

*Su şişesi veya matarası ( alüminyum olmalı ) Yanınızda taşıdığınız su bitebilir, temiz bir su kaynağı bulduğunuzda sağlam bir su kabına ihtiyacınız olacaktır. Her zaman bir matara sahibi olmak pet şişe ile su götürmekten daha iyidir. Pet şişenin kendini çöp gibi göstermek ve attırmak özelliği bilinen bir gerçektir. Size tavsiyemiz plâstik veya alüminyum askeri mataraları kullanmayın. Boş halde bile ağır olurlar. En iyi seçim, alüminyum su veya çanta içine konulan ve bir hortum vasıtası ile su içilen koku yapmayan ve extreme ısı farklılıklarına dayanıklı plâstikten yapılmış su torbaları olacaktır.*Düdük Gruptan kopabilirsiniz, kaybolabilirsiniz, bir yere yuvarlanıp bir yerinizi yaralayabilirsiniz. Ne ile diğer yürüyüşçüleri uyarıp, yerinizi belli edeceksiniz? Düdüğün tiz sesi sizin sesinizden üstündür ve daha uzaklardan duyulabilir. Bulabilirseniz bir tarafı termometreli bir tarafı pusulalı modelleri tercih edin ve düdüğünüzü kesinlikle bir iple boynunuza veya gömleğinizin düğmesine asın, asla da kaybetmeyin.

*Pusula ( büyük veya küçük fark etmez ) Basit bir yürüyüşte yürüyüşe hangi istikametten başladığınızı bilmeniz gerekir. Yönünüzü muhafaza etmek için gereklidir. Tam bir pusula almak istiyorsanız, tercihiniz her zaman SILVA tip veya mercekli askeri pusulalar olmalıdır. Pusulasız doğa sporcusu olmaz.

*Şapka Yaz/Kış gereklidir. Bir şapka ile güneşin altında en az iki saat daha fazla kalabilirsiniz. Çok soğuk bir ortamda da ısı kaybınızı asgari düzeyde tutabilirsiniz. Geniş kenarlı şapkalar Yaz/Kış idealdir.

*Ateş başlatıcı malzeme ( kibrit, çakmak, varsa magnezyum çubuğu v.b. ) Yürüyüşte suya düştünüz, hava güneşli ama esinti fazla veya akşam karanlığında kayboldunuz. Ateş en büyük kurtarıcıların başında gelir. Suya dayanıklı veya ıslanmaya karşı önlem alınmış malzemeler kullanın. Normal bir kibriti balmumuyla veya üzerine mum eriterek su geçirmez hale getirebilirsiniz.

*Rüzgârlık veya yağmurluk Molalarda terli halde esintide kalabilirsiniz, böyle bir durumda bir rüzgârlık hayat kurtarıcı olacaktır. Hava bir anda döner ve sağanak verebilir, yanınızda getirdiğiniz yağmurluk hele hele en iyisi bir panço sizi koruyacaktır. Pançolar çadır olarak bile işlem görebilir. Doğada garanti diye bir kelime yoktur. Garantinizi siz sağlamaya çalışın.

*Düdük ; Düzük çok önemlidir, doğada haberleşme çoğunlukla düdük ile sağlanır. her yürüyüşcünün bir düdüğü mutlaka olmalıdır.

*Sırt çantası ; Yazın daha ufak, kışın biraz daha büyük çanta kullanılır. Yazın içine koyulacak malzeme miktarı kışa göre biraz daha az olduğu için 35 Lt. lik bir çanta yeterlidir. Kışın ise 40 Lt. den başlayan çantalar sağlıklıdır. Çantalarınızın yanlarında mutlaka su şişesi veya matara cebi olmalıdır.

*Ek Gıda ve İlk Yardım kiti Her ne kadar rehberlerinizde ilk yardım çantası olsa da siz genede yanınızda basit ilk yardım malzemelerinden bulundurun. Yara bandı, bir adet bandaj gibi. Bunların dışında sürekli kullandığınız bir ilaç varsa yanınızda bulundurun ve konu hakkında rehberinizi bilgilendirin.

Mevsim ve Bölgeye Göre ( Gerekecek ) Malzemeler: ( Duruma ve ihtiyaca göre kullanılan malzemelerdir. ) *Bere, eldiven, balaklava ( maske ) *İç giyim *Orta giyim * Dış giyim * Bileği saran bot * Baton * Tozluk * Mayo, şort * Spor ayakkabı, sandalet * Dudak kremi, güneş kremi * Güneş gözlüğü * Alın veya el feneri .

Etkinliğe özel ihtiyaç olduğunda bunlar etkinlik detaylarında belirtilecektir. size katılacağınız tur ile ilgili gereken malzemeleri söyleyecektir.

Bu malzemeleri temin edebileceğiniz yerleri yakında size buradan duyuracağız.

Tags, , , , ,

Rüya Kamp – Torkul Göleti

Havaların ısınmasıyla kamp etinlikleri sıklaşmaya başladı. Sevgili etkinlik sorumlusu arkadaşımız Mehmet Koç’un Torkul Göleti etkinliğini görünce sevindim. Uzun yıllar olmuştu bu cennet köşesini görmeyeli.

Sabah 6 da çıktı aracımız yola incirliden. yaklaşım 3.5 saat sürdü yolculuğumuz. Evet az değil ama ne var ki İstanbuldan 3 saat uzaklaşmazsanız doğanın özüne ulaşamıyorsunuz.

Kamp alanına  ulaştığımızda sabah sisi oturmuştu göletin üzerine. Karşılar kıyılar görünmüyordu. Keşif ekibi işe koyuldu ve 25 kişilik ekibimiz için en uygun kamp noktasını kısa sürede belirledi.

İstanbul Doğa Kamp Karavan federasyonuna bağlı bir kulüp. Federasyonun da belirlediği kurallara göre etkinlik sorumluları kampı organize ediyor. Bu kurallar gereği  kamp alanının yerleri belirlendi, tuvalet bölgeleri bay-bayan belirlendi, kamp ateşinin yeri tesbit edildi. Ateş yeri çok önemli istanbul doğa ekibi bu konuda çok hassas.

Tüm çadırların yerleri ekipte kontrol ediliyor çadırların olası doğal durumlardan en az etkilenecek yerlere kurulması ağlanıyor.

Hayvan riski olan bölgelerde çanlı güvenlik şeridi kullanılıyor.

Tüm bu kontroller ve prosedürlere birlikte çadırlarımızı kurduk. Rehberler eşiliğinde kampın yaşlı ve genç delikanlıları oduna çıktı. Hiçbir ağaç kesmeden düşen odunlardan kamp ateşi için odun toplandı.

Tüm gün göl kenarında oturup muhteşem manzarayı kuşların serenatı ile izledik. akşam kamp ateşi etrafındaki dost sohbetleri ve şarkılar emin olun çok farklı hissettiriyor insana.

Açık söylemek gerekirse gece soğuktu. Ama sağlam ekipmanla gidenler soğuk havadan çok etkilenmedi. Ertesi gün güneş kendini bulutların arasından kısa kısa gösterdi.

Sanırım artık bu harika cennet köşesinin resimleri ile sizleri baş başa bırakmamın zamanı geldi.

Duyar gibiyim soruları. Bu mini cennet tatilinin maliyeti Resmi dernek üyeleri için 90 TL. idi.

Torkul Göleti Kampı

Çadır desteğinden dolayı Kamperest Outdoor mağazasına teşekkür ederiz.

Tags, , , , ,

Her öğrenci lisanslı sporcu olacak

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı gençleri spora özendirmek için işbirliği yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı çocuklara  spor yaptırmak amaçlı okul sistemi üzerinden etkinlik uygulaması bugün  resmi olarak onaylandı ve okuldaki öğretmenler seminerlerle bilgilendirilmeye başlandı.

Uygulama kapsamında çocuğun girdiği her türlü resmi organizasyon ve aldığı dereceler e okul sistemine işlenecek ve öğrencilere karne ile birlikte dönem sonunda “Sosyal Etkinlik Belgesi” verilecek.

 

SEVGİLİ VELİLER  ;
Sizler de çocuklarınıza kulübümüzden lisans çıkartarak Lisanslı Oryantiring Sporcusu olmalarını sağlayabilirsiniz.
Lisans için gerekli belgeler :
www.istanbuldoga.com/lisans

Tags, , , , , , ,

Göynük Gezimiz

 Taraklı Göynük Çubuk Gölü Gezimizin Göynük Bölümüne Dair Notlar…

GÖYNÜK GEZİ REHBERİ

Sabah saat 06:30 da İstanbul’dan yola düştük ve Taraklı gezimizin ardından Göynük‘e doğru yola çıktık. (Taraklı gezisini okumak için buraya tıklayınız.)

Göynük’e vardığımızda saatimiz 12:30 gösteriyordu, bu da demek oluyor ki yaklaşık 2 saat zamanımız vardı bu zamanı da güzel bir şekilde kullanmak için bir an önce yollara düştük.

Tarih olarak merkez ve hemen yakın köylerde 2000-3000 yıllık eserler bulunan Göynük’ün tarihi Friglere kadar uzanmaktadır. Bütün Anadolu gibi Pers istilasından nasiplenmiş, Romalılar tarafından ihya edilmiş daha sonra da Osmanlı Devleti yönetiminde asırlar geçirmiş Göynük bugün konaklar ve türbeler ilçesi olarak adlandırılabilir.

Göynük tıpkı Taraklı gibi ahşap mimarinin harika örneklerine sahip, 150-200 yıllık konaklardan ayakta kalanların birçoğu ev ve butik otel olarak kullanılıyor.

Tarih kokan bu kent bir yanıyla da “Yaşamın Kolay Olduğu Kentler”den birisi yani Cittaslow. Şu ana kadar Türkiye’den 15 kent bu ünvana mazhar olmuş durumda ve bugün biz Taraklı ve Göynük’ü gezerek ikisini aynı gün görme fırsatına kavuşacağız. (Akyaka, Eğirdir, Gökçeada, Gerze, Halfeti, Mudurnu, Perşembe, Şavşat, Seferhisar, Uzundere, Vize, Yalvaç, Yenipazar) Peki nedir Cittaslow, 1999 yılında ortaya çıkan bu hareket, kısaca “insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan ama aynı zamanda alt yapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentler” felsefesiyle hareket etmektedir. Bugün Dünya’da 28 ülkede 182 kente ulaşmıştır. Detaylı bilgi için: http://cittaslowturkiye.org/)

Çınarlar Köprüsü ve Anıt Ağaçlar

Tarihi evlerin dizili olduğu ve çarşıya bağlantı sağlayan Çınarlar Köprüsü ve çevresini görerek başladık Göynük hızlı turumuza, Köprünün hemen yanında bulunan anıt ağaçları seyyar satıcılar biraz engellese de arkasında çınar gölgesinde oturabileceğiniz çay bahçeleri de mevcut.

Zafer Kulesi

Göynük gezimize Göynük’ün simgesi olmuş Zafer Kulesi ile devam etmek için yine buram buram tarih ve kültür kokan ara sokaklardan yokuşu tırmanmaya başladık. Kule Cumhuriyet döneminde yapılan ilk tarihi yapıymış (ilk olmasa da ilklerden biridir kesinlikle). Cumhuriyet’in ilk Kaymakamı olan Hurşit Bey tarafından yapılan Zafer Kulesi, Göynük’ün milli mücadeledeki desteğini temsil etmek amacıyla yapılmış. 2004 yılında restore edilmeye çalışırken yanmış daha sonrai 2017 yılının Nisan Mayıs aylarında tekrar restore edilmiş. 3 katlı ahşap Zafer Kulesine çıkmak yasak ancak bu yükseklik, mükemmel bir Göynük manzarası sundu bize, siz de buraya kadar çıkarsanız vadinin diğer tarafına , yeni Göynük diyebileceğimiz ve 10 katlı Toki binalarının olduğu tarafa hiç bakmayın. Anadolu’yu bu şekilde Toki ile doldurunca korkuyorum birkaç bin yıl sonra bize de Hititler, Frigler gibi Tokililler diyecekler…  Biz burada çektiğimiz mükemmel fotoğrafların ardından yeniden geldiğimiz yönün diğer tarafından aşağılara vadiye doğru indik.

Akşemseddin Türbesi

Zafer Kulesinden indikten sonra hemen yanımızda kalan Türbe’yi ziyaret ettik. 1389 yılında Şam’da doğan ve Fatih Sultan Mehmet’in hocası olan Akşemseddin, Göynük’ten geçerken burayı çok beğeniyor, nasıl beğenmesin ki iki tepe arasında kalan vadiye kurulmuş ortada da sakin akan bir dere ile huzurlu bir kent burası ve Akşemseddin bu huzurlu ilçede vefat ediyor. Akşemseddin’in türbesi Fatih Sultan Mehmet tarafından 1464 yılında yaptırılmış. Her yıl mayıs ayı sonunda ona ilçede özel şenlik düzenleniyor. Türbenin içinde iki oğlunun da sandukaları var, hemen dışında ise eşi ve kızlarının mezarları bulunuyor.

Gazi Süleyman Paşa Cami

Akşemseddin Türbesi Gazi Süleyman Paşa Cami önündeki alanda bulunuyor bu camii ise 2. Osmanlı Padişahı Orhan Bey’in büyük oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından 1331 ile 1335 yılları arasında yaptırılmış. Bölgedeki ilk Osmanlı eserlerinden biri ayrıca taş işçiliği ve sağlamlığı ile dikkat çekiyor. Cami 1948-1960 yılları arasında restore edilmiş. Bu cami yapımında rivayet odur ki, bir isçi elinde bir taşı koymadan getirip götürüyor. Süleyman Paşa durumu fark edip işçiye nedenini sorduğunda, işçi, sabah yıkanamadığı için mübarek yapının temeline taş koymak istemediğini söylüyor. Bunun üzerine Süleyman Paşa da cami inşaatı yanına bir hamam yapılması emrini veriyor. Caminin hemen yanında da bu hamam bulunuyor.

Artık saatlerimizin 2’yi geçmesi herkesi acıktırmıştı biz de cami avlusunda yemek için serbest zaman verdik, grubun tümü biz daha türbe cami derken Paşazade Konağına gitmiş bile, arkalarından biz de öğle yemeğimizi orada yedik. Bu arada belirtelim keşkek yiyecekseniz Taraklı’da yiyin, bu kadar yakın olmasına rağmen burada keşkek bulamadık, güveçte mantar, kuru fasulye (buranın en güzel yemeği, güveçte etli yaprak sarma, tahinli kabak tatlısı benim yediğim veya tadına baktığım yiyecekler olarak hepsi de çok güzeldi.

Son olarak Göynük’te yaşayanların da tıpkı taraklı’da olduğu gibi Manav olduğu kabul ediliyor. Manavlar için ise bazı yerlerde Türk/Türkmen olduğu yazılıdır ve yörüklerin yerleşik hayata geçenlerine deniliyor, bazı kaynaklar ise kökenlerinin Türklerin Anadolu’ya gelişinden de çok daha öncesine dayandırmakta hatta Anadolu’nun en eski yerleşik halkı olduğunu kabul etmektedir.

Aslında Göynük’te daha fazla zaman geçirecek olsanız gezebileceğiniz Müze ve Türbelerin sayısı da artacaktır, biz yaklaşık 2 saat süren hızlı Göynük turumuz sonrasında yeniden otobüsümüze binerek bir sonraki durağımıza yani Çubuk Gölü’ne doğru yola çıktık. Aşağıda bu geziden birkaç kare daha görebilirsiniz.

www.AzCok.Net

Tags, , ,

Taraklı Gezimiz

Taraklı Göynük Çubuk Gölü Gezimizin Taraklı Bölümüne Dair Notlar..

TARAKLI

Günün bu saati havanın en soğuk olduğu saate yakın bir soğuklukla karşılasa da biraz kendimize gelmemizi de sağlıyor. Neyse ki gün ışıdıkça havanın ısınacağını ve genellikle bulutlu da olsa güneşi göreceğimizi biliyorduk, bir fotoğraf gezisi için ideal diyebilirim, bu tür havalar için.

Bakırköy’den çıksanız bile kendi aracınızla gitseniz 2-2,5 saatte gidebileceğimiz bir yer ilk durağımız olan Taraklı, ancak yol boyunca diğer arkadaşlarımızı alarak gittiğimiz için planımız 3,5-4 saatte ulaşmak ve yol üzerinde bir de kahvaltı yapmaktı. E80(TEM) karayolunun Sakarya Bilecik Sapağından çıktıktan sonra sol tarafımızda kıvrım kıvrım akan Sakarya Nehrini takip ederek güneye doğru 23 km daha yol yaptık.

Planda küçük değişiklikler yaparak yol üzerindeki Çakır Dinlenme tesislerinde topluca kahvaltı yaparak başlamış olduk güne. Burada tesisisn kendi kahvaltısı, çorbası da vardı ancak birçoğumuz yaımızda getirdiklerimizi güzel ve büyük bardaklarda sunulan çay eşliğinde yedik.

TARAKLI

Taraklı nam-ı diğer Mümkünlü Safranbolu’dan geri kalır bir kent değil ancak nedense adını Safranbolu kadar duyurabilmiş de değil. Önce neden Mümkünlü denildiğini hatırlayalım, Taraklı’nın 2010 yılında Şener Şen ile Olgun Şimşek’in oynadığı TTNET reklamındaki adı Mümkünlü ve sloganı da “burada her şey mümkün”. (Reklamı Buradan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=DbrbAp07qjk )

Taraklı aslında tarihi Osmanlı’dan da önceye dayanan bir kent, adını ise halkın ahşap kaşık ve tarak yapmasından aldığı, bu nedenle tarakçı olduğu sonra Taraklı’ya dönüştüğü rivayet ediliyor. Kent ve tarak geçmişinden Evliya Çelebi Seyahatnamesinde de bahsediliyor.

Safranbolu’dan geri kalır bir yer değil diyoruz ama burada bir parantez açmakta da fayda var, bizim şehirlerimizde öyle yüzlerce yıllık hatta binlerce yıllık evler, konaklar, binalara göremememizin sebebi ahşap mimari anlayışımız, Avrupa’da taş evler, binalar yaygın iken Anadolu’da ahşap evler, konaklar yaygın, bunun sonucu olarak da evlerimiz yangına, depreme, zamana yeteri kadar dirençli değil. Bu nedenle de sayısı son derece sınırlı olan tarih kokan kentlerimizi özenle korumamız gerekiyor.

Tarih kokan bu kent bir yanıyla da “Yaşamın Kolay Olduğu Kentler”den birisi yani Cittaslow. Şu ana kadar Türkiye’den 15 kent bu ünvana mazhar olmuş durumda ve bugün biz Taraklı ve Göynük’ü gezerek ikisini aynı gün görme fırsatına kavuşacağız. (Akyaka, Eğirdir, Gökçeada, Gerze, Halfeti, Mudurnu, Perşembe, Şavşat, Seferhisar, Uzundere, Vize, Yalvaç, Yenipazar) Peki nedir Cittaslow, 1999 yılında ortaya çıkan bu hareket, kısaca “insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan ama aynı zamanda alt yapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentler” felsefesiyle hareket etmektedir. Bugün Dünya’da 28 ülkede 185 kente ulaşmıştır. Detaylı bilgi için: http://cittaslowturkiye.org/)

Hacı Atıf Hanı (Tarihi Han)

Taraklı, İpek yolu olarak anılan Bağdat Yolu üzerinde olduğundan kervanların Taraklı’da konakladığı ve yılların hiçbir zaman eskitemediği tarihi han restorasyondan sonra otel olarak işletilmesi planlanmıştı ancak şu an yine boş ve atıl kalmış durumda. Hemen yanındaki Çakırlar Konağı, Kadirler Konağı ve Kurşunlu Camii ile güne görsel olarak mükemmel başlamamızı sağladı en azından benim için.

Yunus Paşa Camii -Kurşunlu Camii

Bizde gezimize Kurşunlu Camii ile başlıyoruz, Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Vezir-i Azamı Yunus Paşa tarafından 1517 yılında yaptırılan Yunus Paşa Camii, kubbesi kurşun kaplı olduğundan, halk arasında “Kurşunlu Camii” diye anılır. Yunus Paşa Camii, kare planlı, tek minareli klasik uslupta inşa edilmiş, güzel bir eserdir. Burada şunu belirtmekte de fayda var, Taraklı Belediyesi dahil birçok yerde Camiinin Mimar Sinan eseri olduğu yazılı ancak grubumuzdaki tarihçi arkadaşımızın bilgilendirmesiyle Sinan’ın o tarihte mimar dahi olmadığı, bir yeniçeri olduğu, o tarihte ilk seferine çıktığını öğreniyoruz, dolayısıyla bu bilginin doğru olma olasılığı çok çok zayıf ayrıca Kanuni döneminde eserler bırakan Mimar Sinan’ın Baş Mimarı olması nedeniyle bazı eserleri doğrudan kendisi yapmasa da, sadece onayından geçtiği için Mimar Sinan eseri olarak da anıldığını belirtmekte fayda var, bu yüzden, bugün bu eserlerden hangisi/hangileri bu şekilde anlamak pek zor.

Tarihi Hamam

Hamam, ilçe merkezinde, Yunus Paşa Cami’ne yakın bir yerdedir. Hamamın ilk yapıldığı yıllarda, hamamdan çıkan buhar, yakınındaki Yunus Paşa Camii’ni merkezi sistemle alttan ısıtılmasında kullanılıyormuş. O dönemin şartlarında böyle birşeyin olması gerçekten çok şaşırtıcı.

Hisar

İlçenin savunulmasında stratejik öneme sahip olan “Hisar Tepesi”tarihi kalıntılar olan su sarnıçları ile ilçenin kalesi görünümündedir. Hisar Tepesi’ndeki iki su sarnıcı MÖ..1000- MÖ..2000 yılları arasını tarihlemektedir. Bu kadar yukarıya çıktıktan sonra tekrar iniş ve çıkış güzergahlarını izleyerek Çınar ağacına doğru devam ediyoruz.

Taraklı Sokakları

Tarihi mekanlar, konaklar, camiler arasında kalan ve buram buram tarih kokan daracık sokaklar Arnavut Kaldırımı mimarisinde yapılmış hatta sokaklarda yük taşıyanların dinlenmeleri için dinlenme taşları da bulunuyor, yokuşları göz önüne alındığında nelerin düşünüldüğünü anlayarak bir kez daha şaşırıyor insan. Şimdi sıra Arnavut kaldırımları ile donatılmış kentin dar sokaklarında kaybolup sokakların tadını çıkarmakta. Biz de Hisar’a çıkarken, geri dönüp Yaşlı Çınar’a doğru giderken öyle yaptık. Hatta yol üzerinde gördüğümüz ve henüz gerçekleşmiş bir yangınla Taraklı’nın en güzel evlerinden birini daha kaybettiğine tanık olduk, ön cephesi kurtulmuş binanın pencere çerçevelerindeki işçilik dahi çok güzel şekilde duruyordu.

Çınar Ağacı

Kentin Yusuf Bey Mahallesi’nde 7 asırlık çınar ağacı Osmanlı Kültürünü gelecek nesillere aktarmaktadır. Osmanlı devleti topraklarına kattığı her yerleşim yerine çınar ağacı dikme geleneğinin Taraklı’da da sürdürmüş. Asırlık çınar ağacı büyük bir yangın tehlikesi geçirmiş, ancak neyse ki çok büyük bir zarar görmeden kurtarılmış. Hemen yanı başındaki çeşmenin de bir vakıf eseri olduğunu ve 1735 yılından kaldığını öğrendim. Çınarın yanında zaman geçirip bol bol fotoğraf çektikten sonra yeniden kent meydanına doğru harekete geçtik, yine hiç görmediğimiz sokaklarda, tarih ve kültür kokan evler arasından yürüyerek otobüsümüze ulaştık.

Yaklaşık 2 saat süren hızlı Taraklı turumuz sonrasında yeniden otobüsümüze binerek bir sonraki Cittaslow durağımıza yani Göynük’e doğru yola çıktık. Aşağıda bu geziden birkaç kare daha görebilirsiniz.

Kaynak : AzCok.Net

Tags, , , , , ,

Teksen Köyü Doğa Yürüyüşü

11 Kasım 2018 Pazar günü 25 doğasever sabah erkenden düştük yollara. Rotamız İstanbul’dan Kocaeli Kandıra İlçesi köylerinden (aslında artık mahalle) Teksen Köyü.

TEKSEN KÖYÜ DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Teksen Köyü onlarca yıldır planlanan Sungurlu Barajı tehdidi altındaki yüzlerce yıllık bir köy. Tarihi evleri, cana yakın insanları ile sadece köy için bile bu kadar yol gidilebilir aslında, bu kadar yol diyorum zira İstanbul’a (Mecidiyeköy olarak alırsanız) 150 km uzaklıkta. Köy halkı için internette birçok yerde Kafkas göçmeni, Abhaz, Gürcü gibi tanımlamalar yapılsa da köyün yaşlılarına göre “Manav”lar. Manavlar için ise bazı yerlerde Türk/Türkmenolduğu yazılıdır ve Yörüklerin yerleşik hayata geçenlerine denilmektedir, bazı kaynaklar ise kökenlerinin Türklerin Anadolu’ya gelişinden de çok daha öncesine dayanmakta hatta Anadolu’nun en eski yerleşik halkı olduğunu kabul etmektedir. Manav köyleri Sakarya ve Kocaeli bölgesinde çokça bulunmaktadır.

Saat 10 gibi vardığımız köy meydanında bir kahvede oturarak kendi getirdiklerimizle kahvaltımızı yaptık, yeni demlenen çayın ve soba ateşinin sıcaklığına çok alışmadan yola çıkmamız gerekiyordu, zira yürümemiz gereken harika bir doğası vardı bu köyün bizi 3-4 saat yollara düşüren.

Yine aracımızla hemen yakındaki küçük bir göletin yakınına kadar gittik ve ormana buradan girmeye karar verdik. Sabah havanın sisli olması nedeniyle küçük de olsa mükemmel bir manzara veren gölde yeteri kadar güzel fotoğraf çekemesek de ormana girdikçe sis dağılmaya başladı ve muhteşem doğasıyla ve manzaralarıyla bize orman kucağını açtı.

Orta zorlukta olarak planlanan rotamıza rağmen grubumuzda ilk kez doğa yürüyüşüne katılacak olan kişilerin varlığı bana mutluluk verdi. Daha başlar başlamaz biz düşük rakımdaki köyden (başladığımız rakım 50 metre) yüksek tepelere doğru orta eğimli patikalardan çıkmaya başladık.  Bir yanımızda akan küçük dereler, ayağımızın altındaki yeni dökülmüş ve henüz ezilmemiş yapraklar, tepemizdeki yeşil yapraklar, soluduğumuz tertemiz hava en azından benim mutluluğuma mutluluk kattığını söyleyebilirim.

Küçük bir vadinin solundan ilerlerken, küçük bir şelale görüntüsü veren bir kayalığın üzerinden vadinin ve derenin sağına geçerek zirve tırmanışımıza devam ettik, 4. Km civarında önümüze çıkan bir patikaya girdikten sonra tekrar asıl rotamıza dönmek için %45-50’ye varan eğimde 300 metre kadar tırmanış yaptıktan sonra ilk zirvemize yaklaşık 450 rakıma vardık, daha sonra kısmen inişli kısmen düz patikalardan devam ettik ve yaklaşık 8. kilometrede  yine yoldan çıkarak 300 metre tırmanışla ikinci zirvemize 510 rakıma çıkmış olduk.

Buraya kadar çıkmamızın nedeni tarihi bir kale kalıntısının bulunması: Teksen Hisar Kalesi.

Bu kale kalıntısı hakkında gerçekten çok fazla bilgiye ulaşmak mümkün değil, hangi dönemden kalmış, kimlere ev sahipliği yapmış, ormanın bu kadar içerisinde bir tepeye neden kale yapılmış, pek bir bilgiye ulaşamadım. Hakkında sadece 2009 yılında tescil edildiği bilgisine ulaştım. Tarihi pek bilinmese de bazı yerleri kazılmış hatta köylülere göre delik deşik edilmiş, tarih ve kültürel miras düşmanı define avcıları tarafından… (Kale bilgisi için tıklayınız)

Öğle yemeğimizi de burada kale taşlarının üzerinde oturarak yine yanımızda getirdiklerimizle yedik. Uzun bir mola olmasa da keyifli bir öğle yemeği oldu, henüz 8-9 km yürümüştük ancak yolun zor kısmı yani bütün çıkışları bitmişti…

Kaleye çıkış ve iniş 300 metre uzunlukta olsa da eğim burada da %30 civarında. Buradan inerken katılımcılarımızdan Serpil hn yaprak denizi altındaki bir dala takılarak düştü, hemen ilk müdahaleyi yaparak yolumuza devam ettik ancak bu kaza bize doğada her zaman risk altında olduğumuzu hatırlattı…

Doğaya girdikten sonra araç yollarında yürümeyi sevmediğimizden yine patika yollara saptık yürüyüşümüzün yaklaşık 11. kilometresinde ve patikanın uzun sürelerdir yürünmemesi nedeniyle kapandığını görünce Orman içlerinde kendimize bir yol bularak tekrar araç yoluna çıktık, işte buradaki 2 metrelik inişimiz yürüyüşümüzün en keyifli en dayanışma dolu bölümü oldu.

Araç yoluna indikten sonra yolumuzun köy ve tarlalarla kesilmesi nedeniyle bir daha ormana giremedik… Ağaç ve yaprak denizi içinde 16. kilometrede kahvaltı yaptığımız köy kahvesine ulaştık. Daha sıcak yanan soba karşıladı bizleri ve köyde gençlerin de yaşadığını gördük, köy çeşmesinden dağ suyunu kana kana içerek dönüş yoluna geçtik.

Yürüyüşümüzün wikiloc rotasına ulaşmak için tıklayınız

Ve artık bir ritüele dönüşen dönüş yolunda Derince’de Kebapçı Mehmet Usta‘ya uğrayarak akşam yemeğimizi yedik.

Aklımızda yeşil ağaçlar, üstümüzde ağaçların izin verdiği kadar gördüğümüz masmavi gökyüzü, ayaklarımızda dökülmüş kahverengi yaprakları unutmadan hatta daha o anlarda bile özleyerek vardık saat 21 gibi İstanbul’a…

Bu yürüyüşe gelenler veya herhangi bir doğa yürüyüşüne katılmak isteyenlerin Doğa Yürüyüşünde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar yazısını da okumasını mutlaka tavsiye ediyorum.

www.AzCok.Net

Tags,