Author Archive idoga

Hatay için fidan bağışı kampanyamız.

Hatay için başlattığımız fidan bağışı etkinliğinde kısa sürede 100 fidan bağışı toplandı. 122 fidan da derneğimiz bağışlayarak 222 fidan bağışı Orman Genel Müdürlüğü Vakfına iletildi. Gelecek nesillere nefes olan tüm üyelerimize teşekkür ediyoruz.

Bağış yapan üyelerimiz :

Tags, , , ,

Çevre, doğa ve hayvan polisleri göreve başladı

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesinde kurulan Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Büro Amirliği ekipleri, çevreye, doğaya ve hayvanlara karşı işlenen suçların önüne geçmek için görev başında. 

Hüseyin Bağış  – Anadolu Ajansı |04.11.2020Çevre, doğa ve hayvan polisleri İstanbul'da görev başında Fotoğraf: Hüseyin Bağış/AA

İçişleri Bakanlığının aldığı kararla 81 ilde emniyet müdürlükleri bünyesinde çevre, doğa ve hayvanları koruma büro amirlikleri kuruldu. 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyete geçen Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Büro Amirliğinde 1 komiser yardımcısı ve 5 polis memurundan oluşan ekip, aldıkları eğitimin ardından çalışmalarına başladı.

Veteriner, iki veteriner teknikeri, orman mühendisi ile avcılık ve yaban hayatı bölümü mezunu toplam 5 polis ve bir komiser yardımcısının görev yaptığı birimde, gelen ihbarın ardından harekete geçen ekip, hayvanlar için özel hazırlanmış araçla yola çıkıyor. Aracın bagajında klimalı kafes, kedi ve köpek yakalama aparatı ve file yer alıyor.

AA muhabirine açıklama yapan Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Büro Amiri Komiser Yardımcısı Mesut Oruç, çevre, doğa ve hayvanlara karşı işlenen suçların önüne geçmek için kurulan birimde görev alan polislerin, gönüllük esasına göre özellikle üniversitelerin veterinerlik, veteriner teknisyenliği, hayvan bilimi gibi bölümlerinden mezun olanlar arasından seçildiğini söyledi.

Amirliğin 27 Temmuz’da göreve başladığını hatırlatan Oruç, “İstanbul’da şimdiye kadar hayvanlara karşı işlenen suçlarla ilgili 550 ihbar geldi. Bu ihbarlardan 20’sine adli ve idari işlem yaptık. Şüphelilere 100 bin lira civarında idari para cezası kestik.” dedi.

HAYDİ mobil uygulamasından şikayet edilebilir 

Oruç, hayvanları öldürme veya yaralama, sokağa atma, aç susuz bırakma, kötü davranma, gücünü aşan yük yükleme, zararlı yiyecek içecek verme gibi suçların önüne geçmek amacıyla oluşturulan “Hayvan Durum İzleme (HAYDİ)” mobil uygulamasını vatandaşların cep telefonlarına indirmesini, bu şekilde, şahit oldukları suçları polise bildirip mücadeleye ortak olmasını istedi.

HAYDİ uygulaması üzerinden bildirilen şikayetlere daha kısa sürede müdahale etme şansı bulduklarını belirten Oruç, “Cep telefonlarına indirilecek uygulamaya kimlik numarası ve doğum tarihi bilgilerini yazarak giriş yapabilirsiniz, uygulama üzerinden ihbar konusu ile ilgili fotoğraf da paylaşabilirsiniz.” ifadelerini kullandı. 

Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Büro Amirliğinde görev yapan orman mühendisliği mezunu polis memuru Sema Öztürk ve veterinerlik okuyan Hüseyin Geniş de kendileri için özel hazırlanan kıyafet, araç ve ekipmanlarını tanıttı.

Kaynak : https://www.aa.com.tr

Tags, , , , , ,

Dağcılık Nedir

Şehir hayatından kaçıp doğaya saklanmak ve izole olmak isteyenlerin tercihi olan tırmanma-dağcılık, doğada karşılaşılabilecek tehlikeler sebebiyle oldukça riskli ekstrem sporlar arasındadır. Dağcılık sporunun yalnız başına ya da eğitim alınmadan yapılmaması gerekir. Tabiatın içine karışmak ve bulunduğu bölgeye en uç noktadan bakmak isteyenler için hem yurt içinde hem de yurt dışında sayısız zirve bulunmaktadır. Dağcılık sporunu icra edebileceğiniz rotalardan önce teknik detaylarından biraz bahsedelim.

Dağcılık Nedir?

Dağda orman sınırının bittiği yerden zirveye doğru uzun mesafeli yürüyüşlerin yanı sıra tırmanmayı da kapsayan dağcılık bir doğa sporudur. Uzun mesafeler arasında mola vermek için yapılan kampçılık da dağcılık tanımına girer ve bu sporun uzun soluklu olmasını sağlar. Yaz, sonbahar ya da bahar aylarında gidilecek bölgenin özelliklerine göre çeşitlilik gösteren dağcılıkta en zorlusu ise kış dağcılığıdır.

Kış dağcılığı diğer mevsimlerde yapılan dağcılığa göre daha çetin geçer. Karda ve kaygan zeminlerde tırmanmayı bilmek, kaymalarda durabilmek, zorlu hava şartlarında kamp yapabilmek, oluşacak ısı kaybına karşı önlem alabilmek kış dağcılığında bilinmesi gerekenlerdir.

Dağcılık Nasıl Yapılır?

Dağcılık, dağcılık branşında tescilli Türkiye Dağcılık Federasyonuna bağlı kulüplerden eğitim alınarak yapılması gereken bir spordur.

Kulübümüzde ilkbahar ve sonbaharda eğitimler düzenlenmektedir. Eğitimleri www.istanbuldoga.net olan etkinlik yönetim sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Genellikle topluluk ile yapılan dağcılık sporunda malzeme taşımak, güvenliği sağlamak, rehberlik etmek gibi herkesin farklı bir görevi bulunur.

Dağcılık Stilleri

Dağcılık sporu kendi içinde bazı stillere ayrılır. Bu stilleri ise hedeflenen nokta ve dağa tırmanma süresi belirler.

dağcılık stilleri

Alpin Stil

Maceracı ruhların tercih ettiği Alpin stil doğal yöntemlerle yapılır ve “Temiz Tırmanış” olarak adlandırılır. Dağa tırmanmada hafifliğin ve hızın ön planda olduğu bu stilde hedef doğrudan zirvedir.

Doğa Yürüyüşü (Hiking)

Sabah çıkılıp akşam inilerek kamp yapmadan geçirilen günübirlik doğa yürüyüşüdür.

Kamplı Yürüyüş (Trekking)

Doğada yürüyüş sonrasında kamp yapılarak konaklanan tamamlanan dağcılık sporudur.

Expedition

Araştırma gezileri, zirveye yapılan tırmanışlar ve uzun süreli kamp yapılan dağcılık stilidir. 

Dağcılık Tarihi

18. ve 19. yüzyılda zenginlerin kendi hayatlarından sıkılması ve farklı maceralara yönelmesi ile ortaya çıkan dağcılık, 20. yüzyılın başlarında tüm dünyanın ilgisini çekmiştir. Dağcılığın spor olarak sayılması ve uluslararası standartlarda yapılması 1931 yılında Cenevre’de Uluslararası Dağcılar Birliği’nin (UIAA) kurulması ile gerçekleştirmiştir. Türkiye’de ise dağcılık sporu İngiliz bir dağcının Erciyes Dağı’na tırmanması ile başlamıştır.

Dağcılık Terimleri

Doğa oluşumlarının, dağcılık malzemelerinin ya da tırmanma sırasında yapılan hareketlerin dağcılık jargonunda bir karşılığı bulunur. Grup halindeki tırmanışlarda ekip liderlerini daha iyi anlamak ve yürüyüşlerde rahat etmek için bazı kelimelerin bilinmesinde fayda vardır.

Kolu çatlağa kilitlemek: Oluşan dar kaya çatlağına tutunma yöntemini tanımlar.

Yükseltici: Tırmanma ipini tutmaya yarayan ve kendini çektikten sonra ip boyu yerinin kolayca değiştirildiği alettir.

Karabina: Açık hali ile kanca, kapalı hali ile halka işlevi gören bir çeşit köstektir. 

Ninja ayakları: Ayak tabanının bir sonraki adımda kasıtlı olarak sessiz ve hassas şekilde yerleştirilmesidir.

Nivelman: Belirlenen iki nokta arasındaki yükseklik farkını tanımlamak için kullanılır.

Dağcılık Düğümleri

Kamp yaparken, odun vb. eşyaları taşırken ya da tırmanırken halatlara ihtiyaç duyulur. Amacına göre ise bu halatlarda farklı düğüm çeşitleri vardır. Sekizli düğüm dağcılık sporunda en çok kullanılan düğümdür. Çeker gücü en kuvvetli olan bu düğüm istenildiğinde kolayca sökülür. Aynı veya farklı kalınlıkta ip varsa bu ipler çift balıkçı düğümü ile bağlanabilir. Tırmanma ya da inişte kullanılan ana ip üzerine bağlanan pursik düğümü ise kişi kendini bıraktığında olduğu noktaya sabitlenir. Yük anında kilitlenen pursik düğümü dağcıyı emniyete alır.

Dağcılık Kuralları

Yaz ya da kış olsun dağda hayatta kalabilmek, ekibin güvenliğini riske atmamak için bazı kurallara uyulması gerekir.

  • Tırmanılacak bölgeyi iyi bilen kişinin lider olarak grup başında olması gerekir.
  • Tek sıra halinde, her kişi arasında 5-6 adım mesafe olacak şekilde yürünür.
  • Yürüyüş temposu ekibin en yavaş yürüyen kişisine göre ayarlanır.
  • Tırmanma boyunca taşınacak eşyalar en kötü hava şartları düşünülerek hazırlanır.
  • Eşyaların grupta dengeli bir şekilde bölüştürülmesi gerekir.

İstasyon Kurma

İstasyon; tırmanışta emniyet alan, ip inişlerinde kullanılan sabit emniyet noktalarını içeren ve yük çeken bir güvenlik sistemidir. Emniyetsiz bir düşüşü engellemek için sağlam istasyon kurmak hayati bir önem taşır ve bu yüzden de istasyonlar kök salmış bir ağaç veya sağlam bir kaya çıkıntısına kurulmalıdır. Emniyeti kuracak dağcının, bağlanacak yeri kontrol etmesi ve yükü kaldırma oranını iyi ölçmesi gerekir.

Dağcılık İçin Gerekli Malzemeler

Yürüyüş ya da tırmanma sırasında olası tehlikelerden kaçınmak için gerekli olan bazı dağcılık ekipmanları vardır. 

dağcılık malzemeleri

Tırmanma Merdiveni

Uzun duvarlarda ve çıkılması zor olan kısımlarda tırmanma merdiveni kullanılır. Yapay tırmanış malzemesi olan bu merdivenler ip ya da demirden yapılır.

Tırmanma Halatı

7,6-10 mm arasındaki halatlar tırmanmayı rahat kılan halatlardır. İnce halatlar birbirine bağlayarak kullanılabildiği gibi tek başına da kullanılabilir.

Tırmanma İpi

Dağcılığın temel malzemelerinden biri olan tırmanma ipleri dışı kabuklu (kernmantel) iplerdir. Bir diğer kişiye bağlanmak ve yukarıya tırmanmak için kullanılan bu ipler dağcılık iniş malzemeleri arasında da yer alır.

Tırmanma Baltası

Dağ tırmanma ekipmanları arasında bulunan balta, kaya tırmanışlarında kullanılan bir çeşit dağcılık malzemesidir. Genellikle bir yere tutunmak ve destek almak için kullanılır.

Tırmanma Kancası

Çelikten yapılan tırmanma kancaları pençeli ve katlanabilir özelliklere sahiptir. Bu kancalar 25 kg’a kadar ağırlık taşıyabilir. Büyük kancaların yanı sıra karabinalar da dağcılar tarafından tercih edilen bir kanca çeşididir.

Dağcılık Botu

Tipik dağcılık botları su geçirmez, sert ve destekleyicidir. Yürüyüş ve tırmanış şekline göre farklı botlar bulunur. Botların bağlama ipleri ile güçlendirilmiş ve ayak numarasına uygun olması gerekir.

Dağcılık Kramponları

Kar ve buz üzerinde kayaya sıkıca tutunmak ve kaymamak için kullanılan kramponlar tırmanış botunun dışına geçirilen bir malzemedir. Sertleştirilmiş çelik ya da alüminyumdan yapılan kramponlar bağlama şekillerine göre üçe ayrılır. Tam otomatik kramponlar hem önünde hem arkasında çıkıntılar olan özel dağcılık botları ile kullanılır. Yarı otomatik kramponlar arka tarafta çıkıntısı olan botlar içindir. Bağlamalı kramponlar ise her türlü dağcılık ayakkabısı ile uyumludur; ancak diğer krampon çeşitlerine göre bağlaması daha zordur ve fazla yük bindiğinde çıkma olasılığı vardır.

Dağcılık Kazması

Kazma; emniyet noktası kurmada, şelale çıkışlarında ve buz tırmanışlarında kullanılır. Özellikle sert karlı ve buzlu yerlerde kazmalar dağcının performansını olumlu şekilde etkiler.

Dağcılık Kıyafetleri

Dağcılık kıyafetleri su geçirmez özellikte ve dağcının hareket özgürlüğünü kısıtlamaması adına hafif olmalıdır. Rakım yükseldikçe düşen hava sıcaklığı ile dağcılar genellikle 3 katmanlı olarak giyinir.

İç Katman

Vücutla birebir temas eden (iç çamaşırı, çorap vb.) iç katmandaki kıyafetlerin nem tutmayan özellikte olması gerekir. Pamuklu ürünlerin kuruması zaman aldığı için iç kıyafetlerde sentetik kumaşlardan yapılan ürünler kullanılır.

Orta Katman

Orta katmanda giyilecek olan kıyafetler dağcılık sporunun yapılacağı mevsime göre değişebilir. Karlı ve çok soğuk bir havada kalın polar giyilebileceği gibi yazın yapılacak olan tırmanışlarda gömlek tercih edilebilir. Bu kıyafetlerin de yine iç katman gibi sentetik kumaşlardan olması sporcuyu rahat ettirir.

Dış Katman

Yağmurluk, çok fonksiyonlu pantolon ya da şişme montlar dağcılık kıyafetlerinde dış katmanı oluşturur. Dış katmanlar dağcılık sporunun yapılacağı mevsime göre tercih edilebilir. Mevsime göre değişkenlik gösterebilecek diğer dağcılık kıyafetleri arasında ise şunlar bulunur:

  • Bere
  • Bandana
  • Balaklava
  • Şapka
  • Yüz Maskesi
  • Eldiven
  • Tozluk
  • Mayo
  • Şort

Dağcılık Çantası

Kaç gün dağda kalınacağına ve bu sürede yapılacak aktivitelere göre çanta seçilebilir. 

Bel Çantası/Günlük Çanta

Günübirlik dağa çıkılacaksa ve tırmanma gerektirmeyen aktiviteler yapılacaksa standart sırt çantaları ya da bel çantası tercih edilebilir.

Kamp Çantası

Dağda uzun süre kalınacaksa kamp çantası ile yola çıkılması gerekir. Sporcuyu rahat ettirmek ve uzun ömürlü olması adına kamp çantasında bazı özelliklere dikkat edilmelidir.

  • Bel, sırt ve omuz desteği olmalıdır. Bu sayede uzun yürüyüşler ya da tırmanışlar sırasında çanta ile taşınacak olan yükler vücuda dengeli bir şekilde yayılır. Böylelikle hem çanta daha rahat taşınır hem de sporcunun vücut sağlığı korunmuş olur.
  • Eşyaların yağmurlu ya da karlı havalarda ıslanmaması için kamp çantasının kumaşı su geçirmez ve dayanıklı olmalıdır.
  • Kamp çantası üzerinde bulunan klips ya da tokalar çadır, mat, uyku tulumu, baton gibi malzemelerin çanta dışında da taşınmasını sağlamalıdır.

Dağcılık ve Kamp Malzemeleri

Dağda kaybolmamak, kamp sırasında ihtiyaçları karşılamak ve sporcunun rahat bir dağcılık deneyimi yaşayabilmesi için kamp çantasında olması gereken malzemeler vardır.

  • Çadır
  • Uyku tulumu
  • Mat
  • Kamp ocağı
  • Mum
  • Fener
  • Harita
  • Pusula
  • Barometre
  • Termometre
  • GPS
  • Rüzgâr ölçer
  • Dağcılıkta ilk yardım için gerekli olan tıbbi malzemeler
  • Böcek ilacı
  • Kişisel temizlik malzemeleri
  • Mutfak malzemeleri (termos, bıçak, bardak, yiyecek, içecek, su şişesi vb.)
  • Düdük
  • Dürbün
  • Güneş gözlüğü
  • Güneş koruyucu krem
  • Havlu
  • Çöp torbası
  • Fotoğraf makinesi

Dağcılık Ne Zaman Yapılır?

Dağcılık yılın her mevsiminde yapılabilir. Yaz ya da kış dağcılığı için gidilecek bölgenin iyi seçilmesi ve arazinin önceden bilinmesi gerekir. Kış dağcılığı amatörler için tehlikeli olabileceğinden, yeni başlayanlara bahar ve yaz ayları tavsiye edilir.

dağcılık nerede yapılır

Tags, , , , , ,

’EN ÇEVRECİ ULAŞIM ARACI BİSİKLET TÜRKİYE’DE DE GÜNDEN GÜNE YAYGINLAŞIYOR’

Anadolu Ajansına açıklamalarda bulunan Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Erol Küçükbakırcı, Türkiye’de bisiklet kullanımının günden güne yaygınlaştığını söyledi.

İnsanların hem sağlık hem de çevre için bisiklet kullanması gerektiğini belirten Küçükbakırcı, “Bisiklet sporu, yaşın olmadığı bir spor. İster 7 yaşında ol, ister 77 yaşında ol. Ayakta durabildiğin sürece, yürümekte zorlansan bile bisiklete binebilirsin. Hem aç hem de tok karna yapılabilen ve de mutluluk veren bir spor.” dedi.

Bisikletin hava kirliliğini önlediğini, enerji tasarrufu ve sağlık harcamalarının da önüne geçtiğini vurgulayan başkanımız Küçükbakırcı, “Türkiye’de bisiklet sanayisi son 3 yılda kendini birkaç defa yenilemiştir. Her geçen gün bisiklet ve bisikletli sayımız artıyor. Bu yıl ülke genelinde yaklaşık 300 kilometre bisiklet yolu tamamlanmış olacak. İnsanlar, güvenli, bölünmüş bir yol istiyorlar. Sinyalizasyonu olan, kanunla korunmuş bir yol yapıldığı zaman kesinlikle ülkemizin büyük çoğunluğu bisiklete binecek. Yayanın korunduğu gibi bisikletlilerin de korunması lazım. Bunu yaptığımız zaman ülkemiz kurtulmuş olacak, dünya kurtulmuş olacak.” diye konuştu.

Türkiye’nin en uzun bisiklet yolunun Konya’da olduğunu belirten Küçükbakırcı, “Konya’mızda şu an 550 kilometre bölünmüş bisiklet yolu var. Bu, dünyada New York’tan sonra ikinciyiz, demek.” ifadesini kullandı.

Bisiklet kullanımının yaygınlaşması için seçilmiş belediye başkanının bisikleti sevmesi gerektiğini aktaran Küçükbakırcı, şunları kaydetti:

“Bizim mevcut belediye başkanımız bisikleti seviyor, önceki belediye başkanlarımız da bisikleti seviyordu. Bu nedenle kullanımımız yaygın. Zaten bu nedenle Konya ülkemizde bir numara, dünyada da iki numarayız. Konya’da ata sporumuz bisiklettir. Ulaşımda zaten eskiden beri kullanılan bir araçtır. Bugün 85 yaş ve üzerindeki abilerimizden günlük 40 kilometre bisiklet kullananlar var. 85 yaşında futbol oynayan duydunuz mu? Hayır, demek ki bisiklet, insanın sağlığına katkı sağlıyor. Onun için herkesi bisiklete binmeye davet ediyoruz.”

Bisiklet kullanımının daha güvenli hale gelmesiyle Türkiye’nin bu konuda dünyada bir numara olabileceğine dikkati çeken Küçükbakırcı, “Avrupa’da otomobil ehliyeti alabilmek için girilen sınavda, bisikletle ilgili 5 soru çıkıyorsa, bizim de gerekli farkındalıkları yapmamız lazım. Bunları yaptığımız zaman 80 milyon nüfusumuzun 40 milyonu bisiklet kullanacaktır. Sanıyorum şu an 20-25 milyon kişi bisiklete biniyor. Düzenli olarak gruplarla, doğa turlarına, spora çıkan 2,5 milyon kişi var. Ülkemizde 2,5 milyon kişi düzenli bisiklet kullanıyor.” değerlendirmesini yaptı.

Salgın döneminde bisikletin ne kadar önemli bir ulaşım aracı olduğunu bir kez daha gördüklerini belirten Küçükbakırcı, “Bugün koronavirüs çıktı, otomobiller durdu. Kimse otomobiline binemedi. Hava kirliliği azaldı. İstanbul’dan baktığınız zaman Yalova’yı görüyorsunuz. Temiz hava için dünya bisiklete destek veriyor. Bisiklet en çevreci ulaşım aracıdır. Diyelim ki İstanbul’da, Bostancı’da, Kozyatağı’nda ve o civarda Küçükyalı’da, hatta Kartal’da oturanlar Harem’e kadar veya Kadıköy’e kadar bisikletle geldiler, oradan vapura binip karşıya geçtiler. İşlerini görüp tekrar geri geldiler. Aynı Amsterdam’daki gibi. O zaman tamamen enerji tasarrufu oluyor, hareketli yaşam oluyor. Böyle olunca da insanlar sağlıklı oluyor” dedi.

İstanbul Doğa Sporları Kulübü olarak bisiklet faaliyetlerine başladık.

Bisiklet antrenmanlarımızı etkinlik yönetim sitemiz olan www.istanbuldoga.net adresinden takip edebilirsiniz. Ayrıca bisiklet kulübümüze katılmak için bilgi@istanbuldoga.org mail adresimize yazabilirsiniz.

Tags, ,

Alternatif turizme yönelen Batı Karadeniz

25.8.2020 Tarihli Sabah Gazetesi Haberi;

“Bu çalışma KUZKA ve BAKKA ile İstanbul Doğa Spor Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilmekte.”

Karadeniz’in parlayan yıldızı TR82 Bölgesinde, alternatif turizme yönelik yatırımlar kapsamında yeni kamp alanları belirlenerek, trekking rotalar oluşturuluyor.Deniz, doğa ve tabiat turizmi açısından zengin alanları ile alternatif turizm arayanların yeni gözdesi haline gelen Karadeniz Bölgesinde Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerinde, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının (KUZKA) da içinde oldupu iş birliği ile yeni kamp alanları belirlenerek, trekking rotaları oluşturuluyor. Bu kapsamda TR82 ve TR81 bölgesinde kamp alanlarının ve trekking rotalarının tespit ve değerlendirme çalışmalarına yönelik Kastamonu…

Alternatif turizme yönelen Batı Karadeniz’de yeni kamp alanları ve trekking rotaları belirleniyor

Karadeniz’in parlayan yıldızı TR82 Bölgesinde, alternatif turizme yönelik yatırımlar kapsamında yeni kamp alanları belirlenerek, trekking rotalar oluşturuluyor.
Deniz, doğa ve tabiat turizmi açısından zengin alanları ile alternatif turizm arayanların yeni gözdesi haline gelen Karadeniz Bölgesinde Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerinde, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının (KUZKA) da içinde oldupu iş birliği ile yeni kamp alanları belirlenerek, trekking rotaları oluşturuluyor. Bu kapsamda TR82 ve TR81 bölgesinde kamp alanlarının ve trekking rotalarının tespit ve değerlendirme çalışmalarına yönelik Kastamonu, Çankırı ve Sinop illeri ile Zonguldak, Bartın ve Karabük illerini kapsayacak şekilde çalışmalar başlatıldı.
Sporcular yeni rotalar için yola çıktı
Bu çalışmalar neticesinde İstanbul Doğa Sporları Kulübüne bağlı 12 sporcu, Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde incelemelerde bulundu. Daha önceden KUZKA tarafından belirlenen kamp alanlarında incelemelerde bulunan İstanbul Doğa Sporları Kulübüne bağlı sporcular, trekking rotası da oluşturmak için yürüyüş gerçekleştirdi. Sporcular, ayrıca ormanlık alanda kampta kurdukları çadırlarda geceledi.

“Kastamonu’yu çok beğendik ve buradan etkilendik”
Kastamonu’yu çok beğendiklerini ve etkilendiklerini söyleyen İstanbul Doğa Sporları Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Şahin, “İstanbul Doğa Sporları Kulübü olarak buradayız. Dağcılık Spor Kulübümüzden 12 sporcu ile buraya geldik. Bölgedeki turizm unsurlarını deneyimleyip bu konuda Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına katkıda bulunuyoruz. Bölgeyi çok beğendik. Dün Ilıca Şelalesini gezdik. Çok güzeldi, buradan etkilendik. Bizim yaşam tarzımız doğa, her hafta sonu doğadayız. Ülkemizin bu güzelliklerini gördükçe daha çok büyüleniyoruz” dedi.

“Kamp alanlarını belirleyerek, trekking rotalarını oluşturuyoruz”
Kastamonu’da kamp alanlarını belirleyerek trekking rotalarını da oluşturduklarını ifade eden Şahin, “Burada kamp alanlarını belirliyoruz. Bölgede daha önce belirlediğimiz kamp alanlarını ziyaret ettik. Bu kamp alanlarının birbirlerine bağlantılarını inceliyoruz. Trekking rotalarını oluşturuyoruz. Trekking rotalarını oluşturmak ve kamp alanlarını belirlemek için buradayız” diye konuştu.

“Karadeniz’in doğası çok güzel”
Karadeniz Bölgesinin doğasının çok güzel olduğunu söyleyen Şahin, “Karadeniz’in doğası çok güzel. Orman yapısı çok güzel. Özellikle ormanları yürümeye çok müsait. Rahat yürüyebiliyoruz ve doğal güzellikleri çok iyi. Kastamonu’da gerçekten çok güzel. Bizim alıştığımız İstanbul doğasının çok dışında, gerçek orman, gerçek doğa burada. Ben, bütün doğaseverleri buraya bekliyorum. Aslında burada bir doğaseverin aradığı kamp alanıyla ilgili her şey var. Sessizlik, gerçek bir doğa, gerçek bir orman burada” şeklinde konuştu.

“Trekking rotalarını ve kamp alanlarını farklı gruplarla yerinde inceliyoruz”
Çalışmalar hakkında bilgi veren Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) uzmanı Nedim Emre Gürgen ise, şöyle konuştu:
“Bu çalışmayı bizler, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda doğa turizmine yönelik çalışmalarımıza istinaden yapıyoruz. Burada trekking rotaları ve kamp alanları oluşturmak ve bunları detaylandırmak için ayrıca farklı gruplarla çeşitli çalışmalarımız sürüyor. Örnek vermek gerekirse; ilk aşamada coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak bölgede belirlenmiş pilot noktalar tarandı ve bilimsel ölçütlere göre bu alanların trekking rotalarına ve kamp alanlarına ne kadar uyabilecekleri bilimsel olarak analiz edildi. Daha sonra çeşitli üniversitelerden katılan hocalarımız yardımıyla bu alanların sahada teorik kısımlarının uygunlukları test edildi. Son aşamada da artık deneyim gruplarımız bu belirlenen noktalar üzerinde gezerek bu noktaları deneyimliyor. Alt yapıya, çevre düzenlemelerine, güvenlik ve sürdürülebilirliğe yönelik noktalarda bize bilgiler sunuyorlar. Bu çalışma KUZKA ve BAKKA ile İstanbul Doğa Spor Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilmekte.”

“Talebin alternatif turizme kaydığını görüyoruz”
İnsanların tüketim alışkanlıklarının değiştiğini belirten Gürgen, şunları kaydetti: “Bilindiği üzere insanların tüketim alışkanlıkları değişiyor. Bunun turizm boyutuna baktığımızda insanların deniz, kum, güneş turizminden alternatif turizme kaydığını gözlemliyoruz. Bu açıdan bölgemizin gerek yurtiçigerekse yurt dışından gelecek turistlerin trekkingyapabilecekleri ve kamp kurabilecekleri çok zengin alanlar barındırdığını düşünüyorum. Dolayısıyla bölgemizdeki bu zengin ve yüksek potansiyeli taleple buluşturmak üzere bu konudaki çalışmalarımızı hızlandırdık.”

Tags, , , , , , , , , ,

Çok Yakında Birlikteyiz !

Değerli Dostlarım;
İyi ve sağlıklı günler dilerim. COVID-19 salgınıyla mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. Bu zorlu günlerin sadece ülkemizi değil tüm dünyayı etkileyen sıra dışı bir dönem olduğunu biliyoruz. Biz de bu belirsizlik döneminde, siz değerli üyelerimizle yeniden buluşacağımız güzel günler için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yürüyüş liderlerimiz sürekli yeni programlar üretiyor ve parkur bilgilerini tazeliyor.

  Etkinlikler ne zaman başlayacak?  
Aklınızda etkinlikler ile ilgili birçok soru olduğunu tahmin edebiliyorum. Bunlardan ilki herhalde etkinliklerin başlama tarihiyle ilgilidir. Öncelikle şunu içtenlikle söylemek isterim ki etkinliklerimizin başlamasını en çok biz istiyoruz. Çünkü sizleri ve doğayı çok özledik. Ancak doğaya çıkabilmemiz için birtakım şartların yerine gelmesi ve salgınla ilgili sağlık tablosunun iyileşmesi gerekiyor. Son iki haftadır koronavirüs vaka sayılarında gerileme ve iyileşen hasta sayılarında yükseliş görüyoruz. Bu sevindirici ve umutlu tablo daha da iyiye giderse, Federasyonlarımızın talimat ve  tavsiyeleri doğrultusunda Spor Bakanlığımızın da bu konuda alacağı kararlara bağlı olarak, Haziran başı etkinliklerimize başlamayı planlıyoruz. Tüm hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz.  

Salgın sonrası normalleşme nasıl olacak?  
Hepimizin aklındaki bir diğer soru da şüphesiz salgın sonrası normalleşme. Etkinliklerimize başladığımızda bazı uygulamaların eskisi gibi olmayacağını biliyoruz. Bu sebeple şimdiden yeni düzene ilişkin normalleşme konusuna odaklanıyoruz. İstanbul Doğa Sporları olarak bizim en önemli değerimiz siz üyelerimiz ve gönüllülerimizdir. Derneğimizin kuruluş amaçlarından biri de doğa aktivitelerini güvenle gerçekleştirmektir. Bu sebeple sizler ve gönüllülerimiz için kriz sonrası etkinlik standartlarının nasıl olacağını belirlemek, bu zorlu dönem bittiğinde gönül rahatlığıyla etkinlik yapabilmek için şimdiden önlemler almak durumundayız. Yeni dönemde daha çok ring rotalar tercih edeceğiz ve dileyen üyelerimizin kendi araçları ile de katılmasını sağlayacağız.  

Bu mücadelenin kazananı biz olacağız!  
Çok yakında yeniden bir arada olacağız. Ama şimdi zaman, sağlığımıza dikkat etme ve dayanışma içerisinde bu salgınla mücadeleye devam etme zamanı. Vaka sayıları düşüşe geçtiği için rehavete kapılmadan, tedbirleri elden bırakmadan. Lütfen Sağlık Bakanlığı’nın önerilerine uymayı sürdürün. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın, mümkün olduğunca evlerinizde kalın ve sağlığınıza dikkat edin. Sizler bizim için çok değerlisiniz.  

Bu zorlu ve sıra dışı süreçte gösterdiğiniz sabır, anlayış ve destek için şahsım ve İstanbul Doğa Sporları kulübü adına en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu mücadelenin kazananı biz olacağız. Çok yakında tekrar kavuşacağız.   O zamana kadar sağlıcakla kalın.

Süleyman Şahin
İstanbul Doğa Sporları
Kulüp Başkanı

COVID-19 Uyarısı ve Spor Faaliyetleri Duyurusu

Türkiye Dağcılık Federasyonundan Duyrulur :


Dünya genelinde her geçen gün yüzlerce kişinin ölümüne neden Yeni Koronavirüsden (2019-nCoV) dolayı ülkemizde bir takım önlemler ve uygulamalar yürürlüğe girmiştir. T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından virüs ile ilgili olarak tedbirler alınmış olup bu kapsamda tüm spor faaliyetleri ve toplantılar bilindiği üzere gelecek bir tarihe ertelenmiş veya iptal edilmiştir. Federasyonumuz ve kulüplerimizin spor faaliyetleri kapsamındaki tüm etkinlikler ile Sivil Toplum Kuruluşlarının (Dernek-vakıf) genel kurulları, eğitim ve her türlü toplantılar geçici iptal edilmiştir. Kulüplerimiz için bu durum geçerli olmakla birlikte gerekli hassasiyetin gösterilmesi toplum sağlığı açısından önemlidir.

T.C. Sağlık Bakanlığı virüsün bulaşmasını önlemek amacı ile gerekli bilgilendirmeleri yapmaktadır. Toplum sağlığının korunması amacı ile federasyonumuz, spor kulüplerimiz ve doğa severler bu konuda gerekli hassasiyeti göstermeye devam edecektir. Kulüplerimize ve sporcularımıza önemle duyurulur.

 

“Hep Birlikte Yeneceğiz” #EvdeKal

 

 

Tags, , , , , ,

İstanbul’un 10 ağacı

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

Madem söz konusu onlar olduğunda ne kadar farklı düşünürsek düşünelim bir araya gelip gövdelerimizi onlara siper edecek kadar seviyoruz, o zaman bu canlıları daha yakından tanımakta da fayda var. Ağaçlar… Çoğumuza hepsi çam ya da ağaç olsa da her biri ayrı dünya. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Akkemik’in katkılarıyla sizin için şehirlerde arz-ı endam eden ve mutlaka tanımanız gereken 10 ağacı belirledik.

Basit soru: Ağaçları neden tanımalıyız? Tanısak ne, tanımasak ne! Böyle de bakılabilir olaya. Yanından geçer, sırtımızı dayar, gölgesinde yatar, en nihayetinde umursamasak da yaşar gideriz. İşte doğanın olayı tam da bu… İster tanı ister tanıma, ister koru kolla, ister umursama… O senin için her daim yapması gerekeni karşılık beklemeden yapıyor.  O yüzden ağaçlar öyle mahallede borcumuzun kabardığı esnaf gibi görmezlikten gelinecek canlılar değil. Hele en güzel, en taze, en can alıcı hallerine büründükleri bu bahar günlerinde. Parklarda en güzel halleriyle sizi bekliyorlar.

1) AKDENİZ SERVİSİ 

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

 

İlk defa Roma döneminde Bebek-Beşiktaş arasına, gemi yapımında kullanılmak üzere dikilmiş. Yani bilinen ilk ağaçlandırma serviyle yapılmış. O günden bu güne mezarlıklar başta olmak üzere şehirlerin vazgeçilmezi.

2) GÜLİBRİŞİM

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

 

Anavatanı İran olmasına karşın dünyaya İstanbul’dan dağılmış. İtalyan Filippo Degli Albizzi, 1745’te bu ağacın tohumlarını Avrupa’ya taşımış. O da güzelliğiyle çok kısa zamanda tüm Avrupa’yı fethetmiş.

3) ÇİN YELPAZE ÇAMI 

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

 

Ginko biloba olarak da bilinen bu ağacın mazisi 280 milyon yıl. Yani gezegenimizde bilinen en eski ağaç. Bu nedenle yaşayan fosil ve mabet ağacı olarak da bilinir. Dikkat: Tohumları çok kötü kokar, oynaşmayın.

4) FISTIKÇAMI 

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

 

Ege ve Akdeniz Bölgeleri’nin ağacı… İstanbul’a 18-19’uncu yüzyıllarda getirilmiş. İstanbul Boğazı’nda o kadar iyi gelişmiş ki, günümüzde Boğaz’ın en güzel simgelerinden biri.

5) MANOLYA 

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

 

18. yüzyılda saray için Avrupalı bahçıvanlar tarafından İstanbul’a getirilmiş. Kökeni Amerika olan bu ağacın en yaşlı ve görkemli bireyleri Batum Botanik Bahçesi, Zonguldak ve İstanbul’da bulunuyor.

6) ATKESTANESİ 

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

 

Osmanlı döneminde Arnavutluk’tan getirilmiş. Kestaneye benzeyen tohumlarının atlara ‘Soluğan’ hastalığını iyileştirmek için verilmesi nedeniyle bu adı almış.

7) ERGUVAN 

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

“İstanbul’un ağacı hangisi” diye sorulduğunda verilecek yanıt erguvan. Akdeniz ve Ege makiliklerinin doğal ağacı ama artık Boğaz’ın sayılır. Pembe çiçekleriyle Boğaz’ın en görkemli ve göz alıcı ağacı…

 

8) TOROS SEDİRİ  

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

 

Dünyada dört türü var. Toros sediri bu dört kardeşin en görkemlilerinden. Mısır Piramitleri’nin yapımında kullanılmak üzere binlerce sedir ağacı kesilerek Toroslar’dan Mısır’a taşınmış…

9) MEŞE

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

 

Türkiye, 17 türü ile dünyanın meşe merkezi. Roma ve Bizans döneminde gücün ve kuvvetin simgesi olan bu ağaç Anadolu’nun inşasında her daim başrolü oynamış. Oscar versek ilk sahibi meşe olurdu.

10) SIĞLA 

Şehirlerin tanınması gereken 10 ağacı

Dünyadaki tek doğal yayılış alanı Türkiye ile Rodos Adası. Günlük ağacı da deniyor. 15-16 milyon yıl önce bütün Batı Anadolu bu ağaçla kaplıymış. Yağı ilaç, esans ve tütsü yapımında kullanılıyor.

 

https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hayat/sehirlerin-taninmasi-gereken-10-agaci-40061013

 

Tags, , , , , , , , , , , , , ,

Doğa yürüyüşünde dikkat edilmesi gerekenler

Doğa yürüyüşleri her zaman riskler taşıyan bir spordur. Bu riskleri en aza indirmek ve yürüyüşleri güvenle tamamlamak için aşağıdaki konulara çok dikkat edilmesi gerekmektedir.
Riskler ve Kazalar genel olarak iki gurupta toplanır;

a) Doğa olaylarından ileri gelen risk ve kazalar. vb)
b) Yürüyüşcünün sebep olabileceği risk ve kazalar.

Doğa Ortamından ( Doğa Olaylarından ) İleri Gelen Tehlike ve Kazalar:

Dağlık Alanlarda Karşılaşılabilecek Doğal Tehlikeler;
Kaya düşmesi, heyelan, çığ, yıldırım, ağaç devrilmesi, siste kaybolmak ve sis kazaları, başlıca doğal tehlikelerdir. Bu tehlikelerden korunmanın yolu bu tehlikelerin oluşumlarını, nedenlerini bilmek ve gerekli korunma ve uzak durma yollarını öğrenmektir

– Kaya, Taş Düşmesi:

Dağlar kayalarla birlikte çarşak denilen irili ufaklı taş alanlarından da oluşur. Kaya veya taş düşmesi sık olan bir durumdur. Yabani hayvan hareketleri, rüzgârlar, titreşimler, soğuk sıcak farkları, kayalarda yorulmalar, v.b. neticelerle taşlar düşebilirler, kayabilirler. Taş düştüğünü, çarşağın kaydığını görürseniz veya siz düşürürseniz. TAAAŞ! veya DÜŞÜYOR TAAŞ! ( önce eylemi sonra nesneyi ) diye bağırarak herkesi uyarın.

Çığ:
Öncelikle çığ düşmesi muhtemel veya kesin yerlerden maceraperest değilseniz uzak durun. Çığ oluşumunu ve düşmesine neden olan faktörleri iyi öğrenin. Çığ 350 km . hıza ulaşabilir ve önünde ne varsa süpürebilir. 35-50 derecelerdeki eğimlerde çığ tehlikesi fazladır. Tabaka kar çığı, gevşek kar çığı ve toz kar çığı olmak üzere 3 çeşit çığ vardır

Tabaka Kar Çığı: Kar sıkıştıktan sonra üzerine taze kar yağmaya devam eder ve tekrar sıkışırsa farklı tabakalar oluşur. Sonuçta herhangi bir sebepten meydana gelen titreşim tabakayı kırar ve çığ meydana gelir.

Gevşek Kar Çığı: Karın eğimi 50 dereceyi geçtiğinde tutunamaz ve kırılarak çığ meydana gelir.

Toz Kar Çığı: Fazla meydana gelmez, ancak oluşup da çığ meydana gelirse, 300 km . hıza ulaşan ve toz olması nedeniyle ciğerleri dolduracak kadar boğuculuk özelliği kazanan bu çığdan kurtulmak veya canlı çıkmak zordur.

Çığa tehlikesinde üzerinizde olacak bir çığ sinyal aleti veya mutlaka olması gereken bir düdük yerinizin bulunması için önemlidir. Çığ sürati azsa ve fazla yüksek gelmiyorsa karşılaşma sırasında üzerine çıkmaya, karşılaşma gerçekleştiğinde denizde yüzer gibi yüzme hareketleri yapmaya, yaklaşmakta ise yanlara doğru kaçmaya ve çığ altına girdiğinizde kar altında cenin pozisyonunda kalmaya çabalayın. Cenin pozisyonu, kar altında kaldığınızda çevrenizde boşluk oluşturmanıza ve vücutta kırılma oluşumunu engelleme çabalarınıza yardımcı olacaktır.

Yıldırım Tehlikeleri:
Sivri yerler; metal uçlar, tepeler, ağaçlar, sivri kayalar yıldırım çeker. Böyle yerlerin altında ve çok yakınında durmamak gerekir. Bazen insanın kendisi bile yıldırımı çekebilir. Tek ağaç altında çadır kurulmamalıdır, kurulacaksa kalabalık ağaç topluluğu altında çadır kurmak daha mantıklıdır.

Doğa Ortamında ( Yürüyüşçünün Kendisinden ) Meydana Gelen Tehlike ve Kazalar:

Düşme:
Dikkatsizlik ve bilgisizlik neticesinde, çeşitli yüksekliklerden veya bulunulan sıfır zeminde düşülebilir. Yürüyüş şeklimize ve bilmediğimiz bölgelere gitmemeye dikkat etmeli. Rehbere bilgi vermeden veya izin almadan asla rota dışına çıkmamalıdır.

Kaybolma:
Kaybolma tamamen yürüyüşçüden kaynaklanmaktadır. Dalgın ve dikkatsiz yürüme veya bilinmeyen bölgelere gitme neticesinde tanıdık yerler ve akabinde yön duygusu kaybedilebilir. Dikkatli olunmalı, gereksiz meraklar yenilmeli ve mutlaka navigasyon bilgisi kazanılmalıdır. Kaybolmalarda 3 defa uzun uzun düdük çalınması gerekmektedir. Rehber bu kaybolma sinyaline yanıt verecektir ve yankımaları da hesaba katarak sesin geldiği yöne doğru ilerlenir. Sıkı sık konum belirten düdük çalmalısınız.

Tükenme:
Gereksiz efor sarf etme, temposuz yürüyüş, fevri hareketler, kendine aşırı güvenme, vücuda fazla gıda yüklenilmesi gibi durumlar sonucunda yürüyüşçü kendi kendini tüketir.

Arkadan Geleni Tehlikeye Sokma:
Sık karşılaşılan bir durumdur. Tamamen düşüncesizlik ve fevrilikten kaynaklanır. Yürüyüşçü önüne gelen dalı iter veya kaldırır, sonrada kendi geçerken birden bırakır ve yaylanan dal arkadan gelmekte olan yürüyüşçünün suratına çarpar. Öndeki düşünmeli arkadaki de dikkatli olmalıdır.

Yürüyüş Sırasında Kulaklıkla Müzik Dinleme:
Müzik ruhun gıdasıdır, ama şehirde. Doğada kuş ve rüzgâr, ormanın kokusu ruhun gıdasıdır ve çoğu kez müzikten bile etkilidir. Doğaya özellikle yürüyüş sırasında asla müzik getirmeyin. Kulağa takılacak kulaklık size bir tehlikenin geldiği uyarısını ve tehlikenin sesini engelleyecektir. Doğayı izleyin, dinleyin ve koklayın. Dikkatinizi dağıtmayın.

Eller Cepte Yürüme:
Asla eller cepte yürümeyin. Özellikle sırt çantası varken ve tempolu yürüyüşlerde. Düşmenize neden olabilir ve düşme anında ellerinize ihtiyacınız olacaktır. Doğada güvenliğinize sıkı sıkıya tutunmalısınız.

Eksik ve Yanlış Malzeme Kullanımı:
Yanlış giyim, eksik malzeme, malzemenin yanlış kullanımı yürüyüşçünün hastalanmasına, zor durumda kalmasına ve kaza geçirmesine neden olabilir. Yürüyüşe çıkacakların ilk öncelikle öğrenmesi gereken şeylerden biri de malzeme bilgisidir. Doğa hakkında hiçbir bilgisi olmayan biri bile doğru ve yeterli malzemelerle birçok şeyi yapmayı öğrenmek zorunda kalacaktır.

Rehberi, Yürüyüş Liderini Dinlememe:
Doğa yürüyüşleri tüm katılımcıların güvenliği için disiplin gerektirir. Rehberi dinlememe fevri ve düşüncesiz davranışlardır. Kıskançlıktan tutun, yönetime veya direktife gelememeye kadar birçok duygu yüzünden sadece kendisini değil grubu da zor ve tehlikeli durumlara düşürebilen insanlar vardır. Böyle bir durumda bölgeyi iyi bilen, gerekli bilgi ve malzeme donanımına sahip olan rehbere grup olarak daha fazla yardımcı olmak, başına buyruk şahsı söndürmek için grup bütünlüğünü göstermek gerekir. Zaten kimse oyunbozan bir insana tahammül etmeyecektir.

Aceleci davranmak, yürüyüş süresini bozmak, rota değiştirmek, tehlikeli hareketler yapmak gibi birçok durum daha ekleyebiliriz.

Bu tür durumlarda grup disiplinin sağlanmasında yürüyüş liderine yardımcı olmanız gerekmektedir.

Yürüyüş disiplini :
Tüm Yürüyüşlerde yürüyüşçü önündeki ve arkasındakinden sorumludur. Yürüyüş sırasında sık sık öndeki ve arkasındakini kontrol etmeli göz teması zincirini koparmamalıdır.
Yürüyüş zincirindeki kopmalar kaybolmalara ve zaman kayıplarına neden olmaktadır. Ayrıca doğada oluşabilecek kazalarda saniyelerin önemi vardır. Bazen birkaç saniye hayat kurtarabilir. Bu nedenle hiç kimsenin başına buyruk yürüme lüksü yoktur.

Yürüyüşlerimize bu kurallara uyacak arkadaşların katılmasını rica ediyoruz.

Saygılarımızla.

Tags, , , , , , ,

Katmandu Bildirgesi

Uluslararası Dağcılık ve Tırmanış Federasyonu (UIAA)’nun 1982 yılında Nepal’in başkenti Katmandu’da yaptığı toplantı sonrasında Katmandu Bildirgesi’ni hazırlanmış ve yayımlanmıştır. UIAA bu bildirge ile dağların korunmasına yönelik görüşlerini dağcılık kamuoyu ile paylaşmıştır.  Bu bildiriye bakıldığında dağların korunması, yerel halkın ve kültürlerin korunmasının öne çıktığı görülmektedir.

Federasyon olarak bu bildiriyi dağcılık camiamız ile tekrar paylaşarak hatırlanılmasını sağlamak istiyoruz.

 Bildirge Maddeleri

  1. Dağ çevre ve ortamlarının etkin bir şekilde korunmasını sağlamak için acilen harekete geçilmesi gerekmektedir.
  2. Bitki örtüsü, hayvan topluluğu ve her türlü doğal kaynak için acil ilgi, koruma ve özene ihtiyaç vardır.
  3. İnsan faaliyetlerinin dağlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik eylemler teşvik edilmelidir.
  4. Yerel halkın değerleri ve kültürel mirası dokunulmazdır.
  5. Dağ yaşamını iyileştirmeye ve geliştirmeye yönelik tüm faaliyetler teşvik edilmelidir.
  6. Farklı bölge ve ülkelerden dağcılar arasında, karşılıklı saygı, dostluk ve barış temeline dayalı ilişkiler artarak teşvik edilmelidir.
  7. İnsan ve çevre arasındaki ilişkinin geliştirilmesine yönelik eğitimler ve bilgilendirmeler toplumun daha geniş kesimlerine ulaşabilmelidir.
  8. Dağ bölgelerinde enerji ihtiyaçları için uygun teknolojilerin kullanılması ve atıkların uygun bir şekilde imha edilmesi acil müdahale edilmesi gereken konulardır.
  9. Gelişmekte olan dağ ülkelerine, ekolojik dengenin korunması gibi konularda, hem kamu kuruluşlarını hem de özel kuruluşları kapsayacak şekilde daha fazla uluslararası destek sağlamaya ihtiyaç vardır.
  10. Dağlara ilgiyi arttırmak ve çalışmayı teşvik etmek amacıyla dağlık bölgelere ulaşımı arttırma ve kolaylaştırma ihtiyacı politik yaklaşımlar ve kısıtlamalardan bağımsız olmalıdır.

Katmandu, Ekim 1982

Uluslararası Dağcılık ve Tırmanış Federasyonu (UIAA)