Tag Archive zirve

Dağcılık Nedir

Şehir hayatından kaçıp doğaya saklanmak ve izole olmak isteyenlerin tercihi olan tırmanma-dağcılık, doğada karşılaşılabilecek tehlikeler sebebiyle oldukça riskli ekstrem sporlar arasındadır. Dağcılık sporunun yalnız başına ya da eğitim alınmadan yapılmaması gerekir. Tabiatın içine karışmak ve bulunduğu bölgeye en uç noktadan bakmak isteyenler için hem yurt içinde hem de yurt dışında sayısız zirve bulunmaktadır. Dağcılık sporunu icra edebileceğiniz rotalardan önce teknik detaylarından biraz bahsedelim.

Dağcılık Nedir?

Dağda orman sınırının bittiği yerden zirveye doğru uzun mesafeli yürüyüşlerin yanı sıra tırmanmayı da kapsayan dağcılık bir doğa sporudur. Uzun mesafeler arasında mola vermek için yapılan kampçılık da dağcılık tanımına girer ve bu sporun uzun soluklu olmasını sağlar. Yaz, sonbahar ya da bahar aylarında gidilecek bölgenin özelliklerine göre çeşitlilik gösteren dağcılıkta en zorlusu ise kış dağcılığıdır.

Kış dağcılığı diğer mevsimlerde yapılan dağcılığa göre daha çetin geçer. Karda ve kaygan zeminlerde tırmanmayı bilmek, kaymalarda durabilmek, zorlu hava şartlarında kamp yapabilmek, oluşacak ısı kaybına karşı önlem alabilmek kış dağcılığında bilinmesi gerekenlerdir.

Dağcılık Nasıl Yapılır?

Dağcılık, dağcılık branşında tescilli Türkiye Dağcılık Federasyonuna bağlı kulüplerden eğitim alınarak yapılması gereken bir spordur.

Kulübümüzde ilkbahar ve sonbaharda eğitimler düzenlenmektedir. Eğitimleri www.istanbuldoga.net olan etkinlik yönetim sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Genellikle topluluk ile yapılan dağcılık sporunda malzeme taşımak, güvenliği sağlamak, rehberlik etmek gibi herkesin farklı bir görevi bulunur.

Dağcılık Stilleri

Dağcılık sporu kendi içinde bazı stillere ayrılır. Bu stilleri ise hedeflenen nokta ve dağa tırmanma süresi belirler.

dağcılık stilleri

Alpin Stil

Maceracı ruhların tercih ettiği Alpin stil doğal yöntemlerle yapılır ve “Temiz Tırmanış” olarak adlandırılır. Dağa tırmanmada hafifliğin ve hızın ön planda olduğu bu stilde hedef doğrudan zirvedir.

Doğa Yürüyüşü (Hiking)

Sabah çıkılıp akşam inilerek kamp yapmadan geçirilen günübirlik doğa yürüyüşüdür.

Kamplı Yürüyüş (Trekking)

Doğada yürüyüş sonrasında kamp yapılarak konaklanan tamamlanan dağcılık sporudur.

Expedition

Araştırma gezileri, zirveye yapılan tırmanışlar ve uzun süreli kamp yapılan dağcılık stilidir. 

Dağcılık Tarihi

18. ve 19. yüzyılda zenginlerin kendi hayatlarından sıkılması ve farklı maceralara yönelmesi ile ortaya çıkan dağcılık, 20. yüzyılın başlarında tüm dünyanın ilgisini çekmiştir. Dağcılığın spor olarak sayılması ve uluslararası standartlarda yapılması 1931 yılında Cenevre’de Uluslararası Dağcılar Birliği’nin (UIAA) kurulması ile gerçekleştirmiştir. Türkiye’de ise dağcılık sporu İngiliz bir dağcının Erciyes Dağı’na tırmanması ile başlamıştır.

Dağcılık Terimleri

Doğa oluşumlarının, dağcılık malzemelerinin ya da tırmanma sırasında yapılan hareketlerin dağcılık jargonunda bir karşılığı bulunur. Grup halindeki tırmanışlarda ekip liderlerini daha iyi anlamak ve yürüyüşlerde rahat etmek için bazı kelimelerin bilinmesinde fayda vardır.

Kolu çatlağa kilitlemek: Oluşan dar kaya çatlağına tutunma yöntemini tanımlar.

Yükseltici: Tırmanma ipini tutmaya yarayan ve kendini çektikten sonra ip boyu yerinin kolayca değiştirildiği alettir.

Karabina: Açık hali ile kanca, kapalı hali ile halka işlevi gören bir çeşit köstektir. 

Ninja ayakları: Ayak tabanının bir sonraki adımda kasıtlı olarak sessiz ve hassas şekilde yerleştirilmesidir.

Nivelman: Belirlenen iki nokta arasındaki yükseklik farkını tanımlamak için kullanılır.

Dağcılık Düğümleri

Kamp yaparken, odun vb. eşyaları taşırken ya da tırmanırken halatlara ihtiyaç duyulur. Amacına göre ise bu halatlarda farklı düğüm çeşitleri vardır. Sekizli düğüm dağcılık sporunda en çok kullanılan düğümdür. Çeker gücü en kuvvetli olan bu düğüm istenildiğinde kolayca sökülür. Aynı veya farklı kalınlıkta ip varsa bu ipler çift balıkçı düğümü ile bağlanabilir. Tırmanma ya da inişte kullanılan ana ip üzerine bağlanan pursik düğümü ise kişi kendini bıraktığında olduğu noktaya sabitlenir. Yük anında kilitlenen pursik düğümü dağcıyı emniyete alır.

Dağcılık Kuralları

Yaz ya da kış olsun dağda hayatta kalabilmek, ekibin güvenliğini riske atmamak için bazı kurallara uyulması gerekir.

  • Tırmanılacak bölgeyi iyi bilen kişinin lider olarak grup başında olması gerekir.
  • Tek sıra halinde, her kişi arasında 5-6 adım mesafe olacak şekilde yürünür.
  • Yürüyüş temposu ekibin en yavaş yürüyen kişisine göre ayarlanır.
  • Tırmanma boyunca taşınacak eşyalar en kötü hava şartları düşünülerek hazırlanır.
  • Eşyaların grupta dengeli bir şekilde bölüştürülmesi gerekir.

İstasyon Kurma

İstasyon; tırmanışta emniyet alan, ip inişlerinde kullanılan sabit emniyet noktalarını içeren ve yük çeken bir güvenlik sistemidir. Emniyetsiz bir düşüşü engellemek için sağlam istasyon kurmak hayati bir önem taşır ve bu yüzden de istasyonlar kök salmış bir ağaç veya sağlam bir kaya çıkıntısına kurulmalıdır. Emniyeti kuracak dağcının, bağlanacak yeri kontrol etmesi ve yükü kaldırma oranını iyi ölçmesi gerekir.

Dağcılık İçin Gerekli Malzemeler

Yürüyüş ya da tırmanma sırasında olası tehlikelerden kaçınmak için gerekli olan bazı dağcılık ekipmanları vardır. 

dağcılık malzemeleri

Tırmanma Merdiveni

Uzun duvarlarda ve çıkılması zor olan kısımlarda tırmanma merdiveni kullanılır. Yapay tırmanış malzemesi olan bu merdivenler ip ya da demirden yapılır.

Tırmanma Halatı

7,6-10 mm arasındaki halatlar tırmanmayı rahat kılan halatlardır. İnce halatlar birbirine bağlayarak kullanılabildiği gibi tek başına da kullanılabilir.

Tırmanma İpi

Dağcılığın temel malzemelerinden biri olan tırmanma ipleri dışı kabuklu (kernmantel) iplerdir. Bir diğer kişiye bağlanmak ve yukarıya tırmanmak için kullanılan bu ipler dağcılık iniş malzemeleri arasında da yer alır.

Tırmanma Baltası

Dağ tırmanma ekipmanları arasında bulunan balta, kaya tırmanışlarında kullanılan bir çeşit dağcılık malzemesidir. Genellikle bir yere tutunmak ve destek almak için kullanılır.

Tırmanma Kancası

Çelikten yapılan tırmanma kancaları pençeli ve katlanabilir özelliklere sahiptir. Bu kancalar 25 kg’a kadar ağırlık taşıyabilir. Büyük kancaların yanı sıra karabinalar da dağcılar tarafından tercih edilen bir kanca çeşididir.

Dağcılık Botu

Tipik dağcılık botları su geçirmez, sert ve destekleyicidir. Yürüyüş ve tırmanış şekline göre farklı botlar bulunur. Botların bağlama ipleri ile güçlendirilmiş ve ayak numarasına uygun olması gerekir.

Dağcılık Kramponları

Kar ve buz üzerinde kayaya sıkıca tutunmak ve kaymamak için kullanılan kramponlar tırmanış botunun dışına geçirilen bir malzemedir. Sertleştirilmiş çelik ya da alüminyumdan yapılan kramponlar bağlama şekillerine göre üçe ayrılır. Tam otomatik kramponlar hem önünde hem arkasında çıkıntılar olan özel dağcılık botları ile kullanılır. Yarı otomatik kramponlar arka tarafta çıkıntısı olan botlar içindir. Bağlamalı kramponlar ise her türlü dağcılık ayakkabısı ile uyumludur; ancak diğer krampon çeşitlerine göre bağlaması daha zordur ve fazla yük bindiğinde çıkma olasılığı vardır.

Dağcılık Kazması

Kazma; emniyet noktası kurmada, şelale çıkışlarında ve buz tırmanışlarında kullanılır. Özellikle sert karlı ve buzlu yerlerde kazmalar dağcının performansını olumlu şekilde etkiler.

Dağcılık Kıyafetleri

Dağcılık kıyafetleri su geçirmez özellikte ve dağcının hareket özgürlüğünü kısıtlamaması adına hafif olmalıdır. Rakım yükseldikçe düşen hava sıcaklığı ile dağcılar genellikle 3 katmanlı olarak giyinir.

İç Katman

Vücutla birebir temas eden (iç çamaşırı, çorap vb.) iç katmandaki kıyafetlerin nem tutmayan özellikte olması gerekir. Pamuklu ürünlerin kuruması zaman aldığı için iç kıyafetlerde sentetik kumaşlardan yapılan ürünler kullanılır.

Orta Katman

Orta katmanda giyilecek olan kıyafetler dağcılık sporunun yapılacağı mevsime göre değişebilir. Karlı ve çok soğuk bir havada kalın polar giyilebileceği gibi yazın yapılacak olan tırmanışlarda gömlek tercih edilebilir. Bu kıyafetlerin de yine iç katman gibi sentetik kumaşlardan olması sporcuyu rahat ettirir.

Dış Katman

Yağmurluk, çok fonksiyonlu pantolon ya da şişme montlar dağcılık kıyafetlerinde dış katmanı oluşturur. Dış katmanlar dağcılık sporunun yapılacağı mevsime göre tercih edilebilir. Mevsime göre değişkenlik gösterebilecek diğer dağcılık kıyafetleri arasında ise şunlar bulunur:

  • Bere
  • Bandana
  • Balaklava
  • Şapka
  • Yüz Maskesi
  • Eldiven
  • Tozluk
  • Mayo
  • Şort

Dağcılık Çantası

Kaç gün dağda kalınacağına ve bu sürede yapılacak aktivitelere göre çanta seçilebilir. 

Bel Çantası/Günlük Çanta

Günübirlik dağa çıkılacaksa ve tırmanma gerektirmeyen aktiviteler yapılacaksa standart sırt çantaları ya da bel çantası tercih edilebilir.

Kamp Çantası

Dağda uzun süre kalınacaksa kamp çantası ile yola çıkılması gerekir. Sporcuyu rahat ettirmek ve uzun ömürlü olması adına kamp çantasında bazı özelliklere dikkat edilmelidir.

  • Bel, sırt ve omuz desteği olmalıdır. Bu sayede uzun yürüyüşler ya da tırmanışlar sırasında çanta ile taşınacak olan yükler vücuda dengeli bir şekilde yayılır. Böylelikle hem çanta daha rahat taşınır hem de sporcunun vücut sağlığı korunmuş olur.
  • Eşyaların yağmurlu ya da karlı havalarda ıslanmaması için kamp çantasının kumaşı su geçirmez ve dayanıklı olmalıdır.
  • Kamp çantası üzerinde bulunan klips ya da tokalar çadır, mat, uyku tulumu, baton gibi malzemelerin çanta dışında da taşınmasını sağlamalıdır.

Dağcılık ve Kamp Malzemeleri

Dağda kaybolmamak, kamp sırasında ihtiyaçları karşılamak ve sporcunun rahat bir dağcılık deneyimi yaşayabilmesi için kamp çantasında olması gereken malzemeler vardır.

  • Çadır
  • Uyku tulumu
  • Mat
  • Kamp ocağı
  • Mum
  • Fener
  • Harita
  • Pusula
  • Barometre
  • Termometre
  • GPS
  • Rüzgâr ölçer
  • Dağcılıkta ilk yardım için gerekli olan tıbbi malzemeler
  • Böcek ilacı
  • Kişisel temizlik malzemeleri
  • Mutfak malzemeleri (termos, bıçak, bardak, yiyecek, içecek, su şişesi vb.)
  • Düdük
  • Dürbün
  • Güneş gözlüğü
  • Güneş koruyucu krem
  • Havlu
  • Çöp torbası
  • Fotoğraf makinesi

Dağcılık Ne Zaman Yapılır?

Dağcılık yılın her mevsiminde yapılabilir. Yaz ya da kış dağcılığı için gidilecek bölgenin iyi seçilmesi ve arazinin önceden bilinmesi gerekir. Kış dağcılığı amatörler için tehlikeli olabileceğinden, yeni başlayanlara bahar ve yaz ayları tavsiye edilir.

dağcılık nerede yapılır

Tags, , , , , ,

Hasandağı Zirve Tırmanışı

İstanbul doğa sporları Dağcılık Kulübü olarak, Orta Anadolu’ nun Erciyesle birlikte sönmüş volkanik dağlarından biri olan 3268 metre rakımlı Hasandağı’ na 32 sporcu ile bir tırmanış gerçekleştirdik.Kış ayları olmasa da, düşük hava sıcaklığı, şiddetli fırtına ve az görüş alanı nedeniyle Kış etkinliği tadında geçen etkinlikte 29 sporcu büyük azim ve dayanıklılıkla Hasandağı zirvesiyle buluşmayı başardı.

İstanbul’ dan cuma gecesi başlayan yolculuk, Aksaray’ ın Helvadere kasabasında sabah saatlerinde sonlandı.Karbeyaz Otel diye bilinen, çoğu zaman atıl, sadece yoğun kış mevsimlerinde tur kayağı yapanlara evsahipliği yapan tesisin hemen yanında çadırlarımızı kurduk.Hasandağı tüm heybetiyle bizi izliyordu.Kimbilir kimler geldi eteklerine diye düşündüm.Kaç kişi, zirvesine alsın diye izin istedi.Ve O koca kütlesiyle kimleri misafir etti.Bu duygular içindeyken, haftalardır takip ettiğimiz hava raporlarındaki sonuçların aksine, bir şeylerin farklı olduğunu hissetmeye başladık.Önce hafif esen rüzgar şiddetlendi, yağmur geçişleri buna eşlik etti.Hasan kendini gizlemeye başladı.Tepesindeki yoğun duman, oralarda havanın hiç de aşağıdaki gibi olmadığının işaretiydi.

Yaptığımız dağcılık sporunda karşı karşıya gelebileceğimiz riskler konusunda bilinçli dahası hazırlıklı olduğumuz için ve en büyük gücün doğa olduğunu kabul ettiğimiz için içinde bulunduğumux durumu sükunetle karşılamak dışında yapacak birşey yoktu.Doğayla mücadele etmek ve onu yenmeye çalışmak yerine, sabırla beklemek, dağı hissetmek, bize yolladığı mesajları anlamak en doğrusuydu.Birkaç kez baktığımda O’ na, “geri gidin, bugün keyfim yok, kimseyi istemiyorum zirvemde” dediğini hissettim.İçimden, ” ama lütfen, taa nerelerden geldik, efsaneni öğrenmeye, çiçeklerini görmeye, taşlarına dokunmaya, rüzgarını dinlemeye, tependen ağabeyin Erciyes’ i , kardeşlerin Aladağları, Bolkarları selamlamaya..İzin ver gelelim, kabul et, söz sessiz olacağız, hiçbir taşını yerinden oynatmayacağız, zirvene çıkacağız, bayrağımızı açacağız, sevdiklerimize mesaj yollayacağız, sana teşekkür edeceğiz ve sessizce gideceğiz” dedim.Ama Hasan inatçıydı, dediğim dedikti,estikçe esti, gürledi.Arada bulutlar arasından göz kırptı, rengarenk gökkuşağı yolladı.”Bekleyin ” dedi. Bekledik.

Planladığımız gibi saat 03′ de uyanıp hazırlanmak üzere çadırlarımıza girdik.Rüzgar esti, arada sırada bıçak gibi kesildi, tekrar esti..Sabah çadırdan çıktığımda ilk yaptığım gökyüzüne bakmak oldu. Yıldızları görebiliyordum, ne çoktular , ve rüzgar, sanki bir yaz akşamının hafif esintisi gibiydi.Hasan’ a döndüm, “teşekkür ederiz” dedim.

Hazırlıkların ardından saat 04’de 32 kişi , kasklarımızda lambalar, ellerimizde batonlar, gecenin sessizliğinde sadece ayak sesleri ve rüzgar uğultusu yürümeye başladık. Gittikçe eğimin artması, rakımın yükselmesi beraberinde rüzgarı ve düşük ısıyı hissetmemize, yavaş hareket etmek zorunda kalmamıza neden oldu.Olsun, izin almıştık, gidebildiğimiz yere kadar giderdik.Güneş doğmaya başlamıştı ve her zaman , rotanın solunda görmeye alışkın olduğum Erciyes’ in silüeti bu defa yoktu. İlerledikçe yoldaş olarak sis eklendi. Birbirimizden kopmamaya çalışarak, rotayı bilsek de arada navigasyon kontrolleri de yaparak 3000 metreye ulaştık.3000 metre, dağcılık sporunda yüksek irtifanın alt sınırı olarak kabul edilebilir.Bir kutlama yapalım dedik, ilk kez 3000 metrelere ulaşmayı başarmış arkadaşlarımız için.” Efkar dağıtalım” dedi birisi ve komut verdi.” ” Efkar dağıtılacak, Dağıt ! ” diye .Ve ardından dev bir koro ” oooooof..of ”

Bu cevabın içinde,efkardan çok emek vardı, istek vardı, güç vardı, sabır vardı.Efkarımızdan da kurtulmuş olmanın rahatlığıyla yola devam ettik, zirveyi görmek mümkün değildi, sadece yönünü kestirebiliyorduk.Farklı rotalardan da olda daha önce 3 kez Hasandağı’ na çıktığım halde, “evet geldik “diyemiyordum.Sadece ” az kaldı, başaracağız” çıkıyordu dudaklarımdan.Rüzgar öylesine şiddetlenmişti ki, birgün önce jandarmanın kampa gelip , “yarın 70-80 km şiddette fırtına ihbarı var” dediğini hatırladım.Abartılı bulmuştum.Hayır , doğruymuş raporlar..

Sonra birşey oldu.O dumanın, yüzümüze vuran ıslaklığın ve siyah beyaz geçen 5 saatin ardından karşımda bir renk belirdi.Kırmızı, kan kırmızı..Çırpınıyordu, rüzgara bırakmış kendini.Bayrağımız ! ” Evet, zirvedeyiz! ” Son adımlar, etrafımızı göremiyoruz, ayakta zor duruyoruz ama neredeyiz biliyoruz.Hasandağının 3268 metrelik zirvesindeyiz.Anadolu’ nun ortasında tüm heybetiyle duran dev kütlenin tepesindeyiz.Efsanelere konu olan ermiş Hasan Dede’ nin gömülü olduğu yerdeyiz. Dayandık, sabrettik, geri dönmeyi göze aldık ama başardık.Rüzgara, yağmura, sise rağmen Hasan bizi aldı yanına, ” gelin madem” dedi.” Uzun yoldan gelmişsiniz, görün göreceğinizi, milyonlarca yıldır buradayım, bir yere de gideceğim yok, kimleri misafir etmişim, size mi yok diyeceğim, hoşgelmişsiniz” dedi.

Hasan’ ın zirvesiyle özdeşleşmiş, bir nevi Hasan zirvesinde olduğunuzun kanıtı meşhur kamyon şeklindeki zirve kutusunun içinden zirve defterini aldım.Bizim kamyona bir de arkadaş gelmiş.Meşhur bir araba firmasının amblemini taşıyan gıcır gıcır yeni bir kamyon. Ama bizim emektar kamyonun yerini tutamaz.Hızlıca fotoğraflarımızı çektik, defterimizi yazdık, ancak her zamanki zirve keyfimizi yapamadık.O kadar şiddetlendi ki rüzgar, Hasan tekrar seslendi : ” Misafirliğin kısa olanı makbuldür, Hadi bakalım, yaşlıyım ben, yorgunum.Siz evlerinize, benim yapacak çok işim var daha” Söz dinledik.Mutluluk, huzur, şükür duyguları arasında vedalaştık zirvesiyle.Birgün yine geliriz dedik, herşeyin kabulümüz.Rüzgarın da, karın da, güneşin de.Sen iyi ki varsın, iyi ki bizi kabul ettin.Estin, gürledin, bizden saklandın ama bizi kolladın, korudun da.

Kampımıza indik, çadırlarımızı topladık, aracımıza binip uzaklaşırken dönüp arkamızı son bir kez baktım Hasan’ a , tepesinde yine rengarenk dumanlar. Ak sakallı bir dede gülümsüyor muydu? Bana mı öyle geldi?

Toprak EROL

Tags, , , , , ,

23. Dedegöl Dağcılık Şenliği

Bu defa da bizleri;

Isparta’nın güzel ilçeleri aksu ve Yenişarbademli Arasında  2998 metrelik doruğuyla heybetle yükselen Dedegöl dağı çağırdı.

Etudosd  ( Eğirdir turizm  tanıtma ve   doğa sporları  derneği ) tarafından bu yıl  23. sü düzenlenen ‘’ Dedegöl dağcılık şenliği’’,  1700 metredeki melikler yaylasında çok sayıda kulübün ve dağcının iştirak ettiği bir festival havasında gerçekleşti.

Biz de İstanbul doğa dağcılık şubesi olarak 16 sporcumuzla katıldık ve  dedegöl’ ün 2998 metrelik muhteşem zirvesine tırmandık.

Katılan Sporcularımız :

 RAMAZAN GüNAY  TOPRAK EROL Bu Kişi Bir Explorer
 GüRHAN BAHÇA  AKCAN ERDöş
 NAKİ GÌLŞEN  SERDAR YANıKCı
 BAşAK ÇELİK  ALİ SERKAN KANDUR
 SERKAN YATKıN  MURAT AKAN
 YıLMAZ KURŞUN  MEHMET ÇELİK
 ERCAN ALBAYRAK Bu Kişi Bir Explorer  KENAN ORUÇ
 AYFER REFYA  AHMET NURCAN

Tags, , , , , ,